Frmacil

Frmacil

Acil Sorunlara Acil Çözüm




Geri git   Frmacil >
(¯`·.(¯`·.Din Bölümü·´¯).·´¯)
> Frmacil İslamiyet > İslami Sözlük

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

.Filistine Destek İsraile Tepki .

Felek | Fenâ Fillah
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-08-2008   #1
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart Fenâ Fi'l-hak

FENÂ Fİ'L-HAK Hak'ta yok olmak Fenâ filhak, Arapça bir terim olarak Fenâ fillâh ile eşanlamlı olarak ta değerlendirilebilir Hak, lügatta batılın zıddı, yerine getirilen hüküm, ...

FENÂ Fİ'L-HAK

Hak'ta yok olmak Fenâ filhak, Arapça bir terim olarak Fenâ fillâh ile eşanlamlı olarak ta değerlendirilebilir
Hak, lügatta batılın zıddı, yerine getirilen hüküm, varlığı sabit olan, doğruluk ve adalet anlamlarına gelir Fiil olarak üç harfli kökten kullanıldığında Hak; gerçekleşmek, gerçek olmak demektir
Cenab-ı 'ın vasfı olarak; inkârı mümkün olmayan, varlığının kabûl olunması gereken, varlığı ve ulûhiyeti kesin olan manalarına gelir Bu manada Kur'an-ı Kerîm'de Mekkî ve Medenî ayetlerde tekrarla geçer Genellikle tek başına kullanılır Bazen esmâı hüsnâdan birine bitiştiği görülür; "el-Mehkü'l-Hak" (Tahâ, 20/1 14) gibi Hak kelimesinin Kur'ân-ı Kerîm'de, bundan başka birkaç vecih üzerine kullanıldığı ifade edilmektedir (Suat Yıldırım, Kur'ân'da ulûhiyet, İstanbul 1927, s216-217)
Hak kelimesini Beydâvî, tefsirinde manasında olduğunda ''es-Sâbitü rübûbiyyetuhu'' yani Rablığı sabit ve gerçek olan diye tarif eder Böylece Hak, sâbit anlamında açıklanır
Hak, masdar olarak ele alındığında, enfüs ve âfâkın mutabakatını anlatır Enfüs'te, sıdk ve sevab gibi söz ve fikre sıfat olur Âfâkta ise, tahakkuk ve vukû demek olur
İşte, bundan dolayı, hak, manen ve sûreten her veçhile "vücud"diye târif olunur Hakk'ın vücudu "Vâcibü'l- Vucûd lizâtihi" halkın vücudu ise, buna bağlı olarak "Vâcibü'l-Vücud liğayrihi"dir Hak kelimesinin çeşitli manalara gelmesi, bu ikincisinden kaynaklanmaktadır Bütün hak ve hukukun mercii olan Hak Teâla, Vâcibül-Vücud lizâtihi olduğundan, ulûhiyyet ve rubûbiyyet O'nun haklarındandır (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, IV, 2675-2676)
Hakk'ın 'ın ta kendisi olarak kullanıldığını Hz Peygamber (sas)'in "'ım, sen'sin Hak" (el-Buhâri, Daavât, 9) hadisinden anlaşılmaktadır
Tasavvufî hak demek olan hakka'l yakînin son derecesidir Bilmek, görmekten öte, olmak demektir Bir diğer ifadeyle, abdin (kulun) Hak'ta fânı olması ve O'nun ile yalnız ilmen değil, hem ilmen, hem şuhûden, hem de halen bekası manasına gelir Basit bir anlatımla ilmel yakın, her akıllı kişinin ölümü bilmesidir Melekleri görmesi aynel yakîn, ölümü tatması da hakkal yakîndir (Elmalılı, age, VII, 4726)
Tasavvufî anlayışta, Fena fi'ş-şeyh (şeylikte yokolma) ve fenâ fi'r-Resul (Peygamberde yokolma) merhaleleri fena fi'l-Hakk'a giderken aşılacak merhalelerdendir diye kabul edilir
Tasavvufî anlayışa göre, fenâ fi'l-Hakk'a yükselenlerin yaptığı tasarrufları Hak üstlenir Hak, onları muvafık gördüğü işlerde görevlendirir Onlar, 'ın lâyık olmayanı işlemekten koruduğu kullarıdır Yani Tasavvufta, bu mertebeye ulaşanlar "La Yuhtı" (günah işlemez) olarak kabul edilir Halbuki İslâm'da, yalnız Peygamberler masumdur Nefslerinden fânı olduğu kabul edilen bu kimseler, Hak ile bâkı kimselerdir denir Onlar, yaptıkları işlerde kendilerine bir menfaat gözetmez, zararın def'i için de çalışmazlar Fena fi'l-hak, celb-i menfaat ve def'i mazarratı ortadan kaldırır Çünkü burada nefisle ilgili arzular, menfaat gayesi, kasıt ve niyyeti düşer Yine Mutassavıflara göre, bu mertebede olanlar için sevap arzusu ve azap korkusu yoktur (el-Kelâbâzı, et-Taarruf, Fenâ mad)
Hülasa, mutassavıflara göre fenâ fi'l-hak, sufînin tarikat yolunda marifeti geçerek, en son varacağı merhale olarak kabul edilir Hakka'l-yakın de denilen bu merhaleye kişi, gözle görmüş gibi tahkik ve ilimle tahkik mertebelerinden geçerek, hak içinde fenâ bulma (fena fi'l-hak) haline ulaşır
Hasan Fehmi KUMANLIOĞLU

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Sponsored Links

Google'a ekle
Yudumla   Mumsema   Derya Gibi   Oya
Cevapla

Bookmarks
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Fenâ Fillah D.K.F.Q İslami Sözlük 0 08-08-2008 15:18
Dâr-ül-fenâ D.K.F.Q İslami Sözlük 0 07-08-2008 12:29
Rangers fena dağıldı: 4-0 .. _MaBeD_ Dunyadan Futbol 0 03-08-2008 02:47
Karizmayı çok fena çizdirdim HARBİKIZ Köşe Yazıları 0 17-06-2008 09:24
Türkücüler fena gerildi HARBİKIZ Magazin Haberleri 0 24-05-2008 12:33



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:14 .
TOPlist TOPlist Add to Google
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Yudumla