| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| FAKÎH Bir şey bilen, fıkıh ilmine sahip olan kimse, fıkıh âlimi, İslâm hukukçusu Çoğulu fukahâ'dır Bu kelime fıkıh usûlü ilminde müctehid* anlamına gelmektedir Müctehid, şer'î ... FAKÎH Bir şey bilen, fıkıh ilmine sahip olan kimse, fıkıh âlimi, İslâm hukukçusu Çoğulu fukahâ'dır Bu kelime fıkıh usûlü ilminde müctehid* anlamına gelmektedir Müctehid, şer'î hükümleri delillerinden çıkarma yetkisi ve ilmine sahip olan kimsedir Müctehid olmayan bir fakîhe, diğer müctehidlerin söz ve fetvâlarını nakil ve hikâye etmesi sebebiyle mecâzen müftî, sorulan İslâmi bir meseleye fakîh bir kimsenin verdiği cevaba ise fetvâ denir Fetvâ, ictihada göre daha özel bir anlam taşır Çünkü ictihad; herhangi bir soru sorulsun veya sorulmasın fıkhı hükümleri kaynaklarından çıkarmaktır Gerçek fetvâ, ictihad şartları ile birlikte, diğer şartları da kendinde toplayan müctehid tarafından verilir![]() Kur'an ve sünnette açık seçik hükme bağlanan konularla, İslâm hukukçularının ittifâkı (icmâı) ile çözümlenen meselelerde ictihada ihtiyaç olmaz Bunun dışında kalan fer'î amel; problemler istihsan, maslahat, örf, âdet, zerâyi' * eski şerîatler gibi tâli delillere dayanılarak çözümlenir ki, iste ictihad ve fetva daha çok bu alanda cereyan eder İslâm hukukunda şûrâ heyetinin teşri' faaliyeti de bu fer'î meseleler üzerinde cereyan edebilir İnsanlar arasındaki anlaşmazlıkları Kur'an ve sünnetten alınan şer'î hükümlere göre çözümleme faaliyetine ise "kaza" denir Kaza işini yürütene kâdı (hâkim) adı verilir![]() İslâm'da teşrîin kaynağı ve Resuludür Hz Muhammed, icrâ ve kaza (yargı) işini de bizzat yürütüyordu Ancak İslâm Devleti'nin sınırları genişleyince çevreye gönderilen valiler (emirler), o beldede icrâ ve yargı yetkisine, hatta kitap ve sünnette çözümü bulunmayan meselelerde ictihad yetkisine sahip kılınmışlardı Hz Muhammed tarafından Muâz b Cebel'in Yemen'e hem vali, hem hâkim ve hem de ictihadla yetkili olarak gönderilmesi buna örnek gösterilebilir (bkz en-Nisâ, 4/65; Ahmed b Hanbel, V, 230, 236, 242; Tirmizî, III, 616; İmam s-Sâfı, el-Ümm, VII, 273)![]() Arapça'yı iyi bilmeleri Hz Peygamber'le beraberlikleri sayesinde ve Resulu'nün maksadını çok iyi anlamaları sebebiyle sahâbe neslinden müctehid fakîhlerin sayısı bir hayli çoktur Ancak kendilerinden hüküm ve fetva nakledilen müctehid sahâbe sayısı yüz otuz kadardır Bunlardan yedi tanesinin fetvâları birer kitap olacak kadar çoktur Bunlara el-Fukahâu's-Seb'a* denir ki bu yedi fakih şunlardır: Ömer b el Hattâb (ö 44/664), Ali b Ebı Tâlib (ö 60/680), Hz Âişe, Zeyd b Sâbit (ö 45/665), Abdullah b Mes'ûd (ö 32/652), Abdullah b Abbâs (ö 68/687) ve Abdullah b Ömer (ö 73/692)![]() Medine'de sahâbenin elinde yetişen yedi meşhur, tâbiin devri fakihleri de şunlardır: Saîd b el-Müseyyeb (ö 94/713), Urve b ez-Zübeyr (ö 94/713), el-Kasım b Muhammed (ö 106/724), Ebû Bekir b Abdirrahmân (ö 94/713), Ubeydullah b Abdillah (ö 98/716), Süleymân b Yesâr (ö 107/725), Hârice b Zeyd b Sâbit (ö 99/717)![]() Gerek sahâbe ve gerekse tâbiîler devrinde yetişen bazı fakihler çeşitli konulardaki fetva ve ictihadlarıyla birer fıkıh ekolü (mezhep) çığırı açacak güçte idiler Hz Âişe, Abdullah b Ömer, Abdullah b Mes'ud ve benzerleri böyleydi Tâbiılerden Medineli yedi fakih ve Nâfi' (ö 117/735) Kûfe'den Alkame b Kays (ö 62/682), İbrahim en-Nehaî (ö 96/714) Hammad b Ebı Süleyman (ö 120/738) Basra'dan, el-Hasanü'l-Basri (ö I 10/728) bunlar arasında sayılabilir![]()
| |
| |
| Sponsored Links | ||||
Google'a ekle | Yudumla | Mumsema | Derya Gibi | Oya |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:49 . | | | |