Frmacil

Frmacil

Acil Sorunlara Acil Çözüm





Geri git   Frmacil >
(¯`·.(¯`·.Din Bölümü·´¯).·´¯)
> Frmacil İslamiyet > İslami Soru ve Cevapları

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Namaz kılanın önünden hangi uzaklıkta geçilebilir? | Verilen Sonsuz Nimetlere En Güzel Teşekkür Nasıl Olmalı?
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24-04-2008   #1
Profil Bilgileri
Cezalı
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 23
Mesajlar: 59
Üye No: 29073
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 140
Rep Derecesi
MeZaR will become famous soon enoughMeZaR will become famous soon enough
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart "Namaz Dinin Direğidir" Ne demek?..

Dördüncü Söz بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيم “Namaz Dinin Direğidir ” Namaz, ne kadar kıymetli ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile ...

Dördüncü Söz
بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيم
“Namaz Dinin Direğidir


Namaz, ne kadar kıymetli ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız insan ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, aşağıdaki temsil ile, iki kere iki dört eder derecesinde kat'î anlamak mümkündür Hikayeyi kavrayabilirsek, namazın hakikatını daha iyi anlayabiliriz

Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârına, -her birisine yirmi dört altın verip- iki ay uzaklıktaki has ve güzel bir çiftliğine oturmak için gönderiyor Ve onlara emreder ki: "Şu size verdiğim 24‘er altını yol ve bilet masrafı yapınız Hem oradaki meskeninize lâzım bâzı şeyleri alınız Bir günlük mesâfede bir istasyon vardır Hem araba, hem gemi, hem tren, hem uçak bulunur Bilet paranız hangisine yeterse o araçla gidilebilir"

İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar az bir parça para masraf eder Fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: Sermayesi, birden bine çıkar

Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmi üç altınını sarfeder Kumara-mumara verip kaybeder, birtek altını kalır Arkadaşı ona der: "Yahu, şu liranı bir bilete ver Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder Seni de uçağa bindirirler Bir günde padişahımızın bizi gönderdiği yere gideriz Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun"

Acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, geçici bir lezzet için günahlı eğlencelere sarfetse; ne kadar akılsız, zararlı ve bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı?

Temsilimiz burada sona erdi Şimdi, yukarıdaki hikayede geçen “padişah kimdir?” “çiftlik neresidir?” “o iki adamlar kimlerdir” “yirmidört altın neye işarettir” birlikte onlara bakalım

O hâkim ise; Rabbimiz, Yaradanımızdır O iki hizmetkâr yolcu ise; biri dindar namazını şevk ile kılar Diğeri gafil, namazsız insanlardır O yirmidört altın ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür O has çiftlik ise, Cennet'tir O istasyon ise, kabirdir O seyahat ise kabre, yeniden dirilmeye, ebede gidecek insanın yolculuğudur İbadetlere göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu çeşitli derecede kat'ederler Bir kısım ehl-i takvâ, ( yani günahlardan çok kaçınan ve Allah’ın emirlerini elinden geldiğince yerine getirmeye çalışan kişiler ) şimşek gibi bin senelik yolu, bir günde keser Bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat'eder Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder O bilet ise, namazdır Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir Yani beş vakit namaz toplam 40 rekat, birer dakikadan 40 dakika Abdest ve tesbihatla birlikte toplam bir saat eder

Acaba yirmiüç saatini şu kısacık dünya hayatına sarfeden ve o uzun ebedi hayatı için birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar aklın tersine hareket eder

Mesela bin kişinin katıldığı bir piyango kumarına yarı malını veren bir adamın kazanma ihtimali binde birdir Binde bir ihtimale rağmen o piyangoya katılıp, yirmi dörtten bir malını, yüzde doksan dokuz ihtimal ile kazancı kesin bir ebedi hazineye vermemek; ne kadar, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini akıllı zanneden adam anlamaz mı?

Aslında hepimiz vicdanımıza kulak verdiğimizde görüyoruz ki: namazda ruhumuzun ve kalbimizin ve aklımızın büyük bir rahatı vardır Hem vücudumuza da o kadar ağır bir iş değildir Hem namaz kılan bir insanın diğer mübah, yani yemek-içmek, uyumak gibi günah veya sevab olmayan dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır Böylece bütün ömrünü, âhirete mal edebilir Fâni ömrünü, bir cihette bakileştirir

( Risale-i Nur Külliyatı’ndan… )

 

MeZaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Sponsored Links
Yudumla   Mumsema   Derya Gibi   Oya
Cevapla

Bookmarks
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
O Kadar Basitleşti Mi " Seni Seviyorum " Demek... Arzu Sitem ve Pişmanlık 0 23-07-2008 10:20
Aslında "Orta Yol" ne demek Gizliyara Köşe Yazıları 0 17-02-2008 20:15
Abdala "kar yağıyor" demişler, "titremeye hazırım" demiş. Mine Atasözleri & Deyimler 0 05-02-2008 19:38
Peygamberimizin (a.s.m.) son sözü, "namaz" oldu HaKHaN Namaz Arşivi 0 27-01-2008 10:20
Sanıyorlar ki Sevda Ucuz Kuru 1 "Seviyorum" DEMEK Yıldızçiçeği Sitem ve Pişmanlık 0 31-12-2007 14:44



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:23 .
TOPlist TOPlist Add to Google
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Yudumla