Frmacil

Frmacil

Acil Sorunlara Acil Çözüm





Geri git   Frmacil >
(¯`·.(¯`·.Din Bölümü·´¯).·´¯)
> Frmacil İslamiyet > İslami Soru ve Cevapları

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Unutkanlık Nasıl Nimet Olur? | İnsanlık medeniyetle mi, yoksa vahşetle mi başladı?
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-12-2007   #1
Profil Bilgileri
Bayan Üye
 
Mine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 887
Üye No: 53
Tecrübe Puanı: 12
Rep Puanı : 1656
Rep Derecesi
Mine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant futureMine has a brilliant future
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart Din İle İlgili 5o Soru-Cevap

DİN SORULARI Soru 1 : Kur’an’ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur’an’ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir Soru 2 : ...

DİN SORULARI

Soru 1 : Kur’an’ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır?
Cevap : Kur’an’ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir

Soru 2 : Allah(cc)’ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir?
Cevap : Vahiy denir

Soru 3 : Kur’an’ı Kerim’de bulunan, adetleri 114 tane olan müstakil bölümlerine nedenir?
Cevap : Sure ismi verilir

Soru 4: Kur’an’ı Kerim’de hakkında en çok ayet inen kavim hangisidir?
Cevap : İsrail oğulları

Soru 5: Kur’an’ı Kerim’deki ilk surenin ismi nedir?
Cevap : Fatiha suresi

Soru 6: Kur’an’ı Kerim’deki son sure hangisidir?
Cevap : Nas suresi

Soru 7: Kur’an’ı Kerim’in kalbi olarak zikredilen surenin ismi nedir?
Cevap : Ya-sin suresi

Soru 8: Kur’an’ı Kerim’deki en uzun sure hangisidir?
Cevap : Bakara suresi

Soru 9: Kur’an’ı Kerim’deki en kısa sure hangisidir?
Cevap : Kevser suresidir

Soru 10: Kur’an’ı Kerim’de besmele kaç defa zikredilmiştir?
Cevap : 114 defa

Soru 11: Kur’an’ı Kerim2de kaç cüz vardır?
Cevap : 30 cüz

Soru 12: Kur’an’ı Kerim hangi halife zamanında çoğaltılıp dağıtıldı?
Cevap : Hz Osman (ra)

Soru 13: İmsak ne demektir?
Cevap : Sahurun bitimi, orucun başlama vaktidir

Soru 14: Hicri takvim nedir ve kim başlatmıştır?
Cevap : Peygamber Efendimiz (sav)’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve aya göre hesap edilen takvimdir Hz Ömer (ra) başlatmıştır

Soru 15 : İslami yılbaşı hangi ay ile başlar?
Cevap : Muharrem ayı ile

Soru 16: Allah'ın bir olduğuna delilin nedir?
Cevap : Sure-i İhlas'ın ilk ayeti kerimesidir

Soru 17: Bunun manası nedir?
Cevap: Sen söyle ki ey Habibim Allah birdir

Soru18: İman-ı yeis nedir?
Cevap: Firavun gibi ölürken iman etmektir

Soru 19: Kimin zürriyetindensin?
Cevap: Adem Aleyhisselam'ın zürriyetindenim

Soru 20: Kimin milletindensin?
Cevap: İbrahim Aleyhisselam'ın milletindenim

Soru 21: Kimin ümmetindensin?
Cevap : Muhammed Aleyhisselamın

Soru 22:Peygamberimiz nerede doğdu ve şimdi nerede bulunuyor?
Cevap :Mekke'de doğdu Elli yaşından sonra Medine'ye hicret etti Şimdi Medine'de "Ravza-i Mütaharra"sındadır

Soru 23:Peygamberimizin kaç adı vardır?
Cevap : Güzel isimleri çoktur Fakat dördünü bilmek lazımdır Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud

Soru 24:Peygamberimizin en çok kullanılan ismi nedir?
Cevap : Hazret-i Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem'dir

Soru 25:Peygamberimizin babasının adı nedir?
Cevap : Abdullah'tır

Soru 26:Annesinin adı nedir?
Cevap : Amine'dir

Soru 27: Süt annesinin adı nedir?
Cevap : Şifa Hatun'dur

Soru 28: Dedesinin adı nedir?
Cevap : Abdülmüttaliptir

Soru 29: Peygamberimiz kaç yaşında iken kendisine fiilen peygamberlik geldi?
Cevap : 40 yaşında

Soru 30: Fiilen kaç sene peygamberlik yaptı?
Cevap : 23 sene peygamberlik yaptı

Soru 31:Peygamberimiz nerede doğdu?
Cevap : Mekke-i Mükerreme'de

Soru 32: Peygamberimizin mübarek hanımlarını sayarmısın?
Cevap: 1) Hazret-i Hadice 2)Hazret-i Sevde 3) Hazret-i Aişe 4) Hz Hafsa 5) Hz Zeynep bHuzeyme 6) Hz Ümmi Seleme 7) Hz Zeynep binti Cahş 8) Hz Cuveyriye 9) Hz Ümmü Habibe 10) Hz Safiyye 11) Hz Meymune 12) Hazreti Mariye, (ra)

Soru 33: Allah'ın yasakladığı en büyük günah nedir?
Cevap: Şirk'tir

Soru 34: Melek nedir?
Cevap: Allah'ın nurdan yarattığı ve istedikleri şekle girebilen, daima ibadet eden günahsız varlıklardır

Soru 35: Bizi itikattaki mezhebimizin imamı kimdir?
Cevap: Ebu Mansur Muhammed Matüridi Hazretleridir

Soru 36: Namazın kazaya kalmasının meşru sebepleri kaçtır, sayarmısınız?
Cevap: Üçtür A) Uyku B) Muharebe esnasında düşmandan hiç fırsat bulamamak C) Unutmak

Soru37 : Kaç tane kandil vardır, nelerdir?
Cevap: Beş tane kandil vardır
Mevlid Kandili : Peygamberimizin dünyaya geldiği gecedir
Regaib Kandili : Hz Amine'nin Peygamberimize hamile olduğunu anladığı gecedir
Mirac Kandili : Peygamberimizin, ilahi saltanatı seyretmek üzere Allah'ın daveti ve gücü ile bir mucize olarak göklere ve daha nice alemlere seyahat ettiği gecedir
Berat Kandili : Kur'an-ı Kerim'in levh-i mahfuzdan sema-i dünyaya indirildiği, insanların bir senelik hayat ve rızıklarının gözden geçirildiği, müslümanların af ve lütuflara nail olduğu gecedir
Kadir Gecesi : Kur'an-ı Kerim'in dünya semasından Peygamberimize indirilmeye başladığı gecedir

Soru 38: Kabir suali kime sorulmaz?
Cevap: Peygamberlere, çocuklara ve delilere

Soru 39: Din nedir?
Cevap: Akıl sahibi insanları kendi istek ve arzularıyla sırf hayır ve saadete ulaştıran, ilahi bir kanundur

Soru 40 : Kur’an’ı Azimüşşan’da bulunan sureleri meydana getiren cümlecik yada bir kaç kelimeden oluşan, 6666 adet varolan Allah kelamlarına ne ad verilir?
Cevap : Ayet denir

Soru 41: Sevapta ve günahta en küçük bir şeyin unutulmayacağı hangi ayetle anlatılır?
Cevap : Zilzal suresi 7 ve 8 ayetler

Soru 42: Fatiha suresinde sapanlar olarak nitelendirilenler kimlerdir?
Cevap : Hıristiyanlar

Soru 43: Kur’an’ı Kerim’de din kelimesi hangi manada kullanılmıştır?
Cevap : Ceza, mükafat, hüküm, hesap

Soru 44: Mekke’de Kur’an’ı Kerim’i ilk kez açıktan okuyan kimdir?
Cevap : Abdullah bin Mesut (ra)

Soru 45: Kur’an’ı Kerim’i usulüne göre okumayı belirleyen kuralların tümüne ne ad verilir?
Cevap : Tecvit

Soru 46: Kur’an’ı Kerim’de tek ismi zikredilmiş kadın kimdir?
Cevap : Hz Meryem

Soru 47: Ayeti celilelerin mana ve ilahi işaretlerini, insan aklının imkanı ölçüsünde yapılan tercümelere ne ad verilir?
Cevap : Meal adı verilir

Soru 48: Kur’an’ı Kerim Peygamber Efendimiz (sav)’e nerede ve ne zaman nazil
olmaya başlandı?
Cevap : Mekke yakınlarında Hira mağarasında, 610 yılı Ramazan ayında nazil olmaya başladı

Soru 49: "Bela" zamanı neye derler?
Cevap: Misak'a derler Yani Cenab-ı Hakk ruhlarımızı yarattığı vakit bunlara hitaben:
"Elestü birabbiküm" yani (Ben sizin rabbiniz değil miyim ?) diye sordu
Onlar da: "Bela" (Evet Rabbimizsin) dediler O zamandan beri Müslümanım demektir

Soru 50: İslam nedir?
Cevap: Peygamber Efendimizin tebliğ buyurduğu hükümleri kalb ile tasdik, dil ile ikrar edip, onları bütün hayatında yaşamaktır

 

Mine isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Sponsored Links
Yudumla   Mumsema   Derya Gibi   Oya
Alt 21-02-2008   #2
Profil Bilgileri
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 1
Üye No: 32421
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi
ÇeKiCi_ErKeK is on a distinguished road
Reklam
www.dantel-orgu.com
Cool bunu bilene aferin bu 5 soruyu bulun size burak kut ve tarkanın msn adresini vericem hadi cevapbende

1)salim(as)semud kavmine gönderildidoğrumu yanlışmı ben le iltibata geçin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]) 2)ispanyada geçmiişte kurulmuş olan islam devletinin adı ne? 3)Hzsevde(ranha)annemiz resülluallah (sav)ile kaç sene evli kalmıştır? 4)çocuk eğitiminde en çok etkili yaş hangisidir? son 5)uhut savaşında peygamber efendimiz (sav)'in kılıcı ile savaşan sahabe kimdir?

 

ÇeKiCi_ErKeK isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-02-2008   #3
Profil Bilgileri
Özel Harekat
 
HaKHaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Bulunduğu yer: ANKARA
Yaş: 37
Mesajlar: 1.859
Üye No: 44
Tecrübe Puanı: 24
Rep Puanı : 2691
Rep Derecesi
HaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond reputeHaKHaN has a reputation beyond repute
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Din İle İlgili 5o Soru-Cevap

Sualiniz varsa konu açıp Soru sora bilirsiniz msn adresi forumda yasak Forum kurallarını okuyun gereksiz mesajlarınız silinmiştir

 

HaKHaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 16-04-2008   #4
Profil Bilgileri
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1
Üye No: 68723
Tecrübe Puanı: 1
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi
bb_bb is on a distinguished road
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Din İle İlgili 5o Soru-Cevap

arkadaşlar sorumluluklar özgürlüğe engelmidir ?
bu gün cevap alabilirsem çok sevinicem çünkü çok acil şimdiden ilgilenenlere teşekkürler

 

bb_bb isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 16-04-2008   #5
Profil Bilgileri
Administrator
 
RüzgarGülü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 19
Mesajlar: 17.031
Üye No: 33080
Tecrübe Puanı: 190
Rep Puanı : 9858
Rep Derecesi
RüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond reputeRüzgarGülü has a reputation beyond repute
Ruh Hali:
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Din İle İlgili 5o Soru-Cevap

Alıntı:
bb_bb´isimli üyeden Alıntı
arkadaşlar sorumluluklar özgürlüğe engelmidir ?
bu gün cevap alabilirsem çok sevinicem çünkü çok acil şimdiden ilgilenenlere teşekkürler
İlk bakışta özgürlük ile İslâm'ı bir arada zikretmek çelişkili gibi görülebilir Çünkü din Allah'a kulluk esasına dayanır: "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" (Zâriyât: 56) Özgürlük ise bütün bağlardan kurtulmak yaklaşımından hareketle, buna tamamen zıt bir şekilde ortaya çıkar Özgürlük Partisi'ni "İslâm'da özgürlük yoktur" sloganını seslendirmeye yönelten de işte bu yaklaşımdır

Yine bazıları özgürlük konusunun İslâm kültürüne yabancı olduğunu, çünkü sadece iki alanda güdeme getirildiğini ifade ediyorlar: Birincisi toplumsal alanda, köleliğin karşısında kullanılmıştır İkincisi metafizik alanda, insanın Rabbi ile olan ilişkisi ve fiillerinde ne ölçüde özgür olduğu meselesinde Bu mesele kelâmcılar arasında şiddetli tartışmalara yol açmıştır Bir grup, Allah'ın mutlak kudretinden bir nasibe sahip olacak derecede insanın özgür olduğunu vurgulamış (Mutezile), diğer bir grup ise, insanın fiili ile tabiattaki hareketler arasında gerçek hiçbir farkın bulunmadığını söyleyecek kadar (insanın fiillerinde) Allah'ın mutlak dilemesini savunmuştur

Üçüncü bir grup da arayı bulmaya çalışmış ve insanın "kesb"inden (kendi iradesi ile çalışıp kazanmasından) söz etmiştir Bu görüş çok kapalı ve anlaşılmaz olarak kalmış, ikinci görüş (Eş'ariye) ise hicri beşinci yüzyıldan başlayıp, son iki yüzyıldır ıslah öncülerinin ortaya çıkışına kadar, neredeyse İslâmî sahanın tamamını kaplamıştır

Acaba İslâm'da, insanî-toplumsal anlamıyla, özgürlükten bahsetmeye imkân var mıdır?

1- İrade ve Akıl Özgürlüğü Teklifin (Sorumluluğun) Bir Şartıdır

Eğer bakışlarımızı kelâmî sürtüşmelerden, İslâm mesajının tabiatına ve yüksek hedeflerine çevirirsek, söz konusu yapay çelişki de ortadan kalkar

İnsan, ilâh değil, Allah'ın halifesidir Söz konusu bu halifelik, emredenin Allah ve emredilenin de insan olmasını gerektirir Yine bu halifelik, halife olanda iki şartın bulunmasını zorunlu kılar: Akıl ve özgürlük İşte insanın kendisiyle üstün kılındığı -ve diğer bütün mahlûkatın yüklenmekten korktuğu- emanetin özünü bu ikisi (akıl ve özgürlük) teşkil eder: "Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular Onu insan yüklendi" (Ahzab: 72)

Usulcülerin dediği gibi özgürlük ve akıl, sorumluluğun ve teklifin temelidir Bu, Allah'ın insanı üstün kılmasının bir eseridir: "Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi (üstün) kıldık" (İsrâ: 70) Bu üstünlük, insan fiili için, Allah'a kulluk ile isyanı bilinçli olarak seçmeye dayanan bir hedef getirir

Yüce Allah, doğruluk ile eğriliğin birbirinden ayrıldığını açıklayarak şöyle diyor: "Öyleyse dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin" (Kehf: 19) Yine Yüce Allah, kavminin iman etmeyişine üzülen Peygamberine itiraz ederek şöyle diyor: "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin tümü, topluca iman ederdi O halde inanmaları için insanları sen mi zorlayacaksın?" (Yunus: 99) Bundan dolayı namaz, zekât, cihad ve -kadınlar için- örtünmek gibi "İslâmî" eylemler, eğer Allah'ın rızasını isteyen özgür bir irade ve bilinçten kaynaklanmıyorsa bütün değerini kaybederler "Onların yaptıkları her bir (iyi) işi ele alırız, onu saçılmış zerreler haline getiririz (değersiz kılarız)" (Furkan: 23)

İşte burada din ve özgürlük arasındaki görünüşteki çelişki ortadan kalkıyor Hatta özgürlük de, tıpkı akıl gibi, dindarlığın bir şartı haline geliyor Doğru dindarlık, -insanın özgürlüğü, onun kulluğu ve ilmi oranında olacağı için- aklı ve özgürlüğü destekler ve onları zaruret seviyesinin üstüne çıkarır

Papa 16 Benedict, İslâm'ın akla ve özgürlüğe karşı olduğunu iddia ettiğinde, İslâm konusunda ne kadar cahil olduğunu veya İslâm'a ne kadar haksızlık yaptığını ifade etmiş oldu Çünkü İslâm'da olan her şey makuldur, özgürleştiricidir ve İslâm her şeyi incelemeye ve her şeyi tefekkür etmeye çağırır Çünkü İslâm, sonsuz hikmet sahibinin ve dilediğini yapmaya gücü yetenin katından gelmiştir

Bütün eksikliklerden uzak olan Allah'ın bütün fiilleri hikmet, adalet ve rahmettir Böyle olan her şey de, hakkında özel bir nass gelmemiş olsa bile, İslâm'dandır Bununla çelişen hiçbir şeyin de onunla herhangi bir bağlantısı yoktur (İbn-i Kayyım / et-Turuku'l-Hukmiyye) Çünkü sahih rivayet ile açık bir şekilde aklın kabul ettiği şey arasındaki uygunluk İslâm düşüncesinin temelidir (İbn-i Teymiye)

Bu yüzden, Batı'ya Yunan felsefesini öğreten İbn-i Rüşd, risalelerinin birinde "hikmet ile şeriat arasındaki bağlantının hükme bağlanması"ndan söz ederken yanılmıyor İbn-i Rüşd, kâinatı bilmenin, onun yaratıcısını bilmenin yolu olduğunu vurguluyor: "Eser hakkındaki bilginin çoğalmasıyla, o eseri yapan hakkındaki bilgi de çoğalır"

İslâm medenileşme ve özgürleşme faktörüdür: Nitekim İslâm'ın, Araplar, Berberiler, Türkler, Kürtler ve Afrikalılar gibi son derece bedevî hayat şartları içinde bulunan milletleri, kısa bir sürede geliştirip, Yunan, Rum ve Fars medeniyetleri gibi geçmiş medeniyet miraslarını kuşatıp özümseyecek bir seviyeye çıkarmış olması bunun delilidir Bu milletler İslâm sayesinde şehirler kuracak, ticarette, ilimde ve sanatta büyük bir sıçrayış kaydedecek bir seviyeye ulaşmışlardır Bağdat, Kurtuba ve Saraybosna gibi şehirler, İslâm'ın hükmü altında, bütün milletlerin ve bütün dinlerin -putperestlik de buna dâhildir- bir arada yaşadığı mekânlar olmuştur

Evet, bu şehirler, bütün milletlerden ve ırklardan çok sayıda kişiyi kendisine çeken birer medeniyet merkezine dönüşmüş ve insanlara, özgün eserler ortaya koymak için gerekli olan bütün şartları -inanç özgürlüğü ve buna ifade etme özgürlüğü gibi- sağlamıştır Oysa koyu bir cehaletin için gömülmüş olan Avrupa'da, İslâm medeniyetinden ve Yunan medeniyet mirasından bir şeyler almaya yeltenenler engizisyon mahkemelerinde yargılanmak ve yakılmakla karşı karşıya bulunuyorlardı

Herkese açık olan bu özgür medeniyet merkezleri, eski tatarların ve İspanyollar, Sırplar ve Amerikalılar gibi yenilerinin saldırılarına uğrayarak, bütün birikimlerinin yok olması tehlikesine maruz kaldı Evet, bu merkezler çağdaş gerici sistemler eliyle, büyük bir yıkıma ve etnik temizliğe maruz bırakıldılar

2- Özgürlük ve Kaza-Kader İnancı

Cebir inancının gizli bir şekilde "kaza ve kader" inancında yayılması, İslâm'ın yürüyüşündeki hareketin duraklamasına yol açan etkenlerden biri olmuştur Islah hareketleri iki yüzyıldan beri cebir inancının karşısına çıkarak, insanın, akibeti hakkında gerçek bir iradeye ve sorumluluğa sahip olduğunu ortaya koydu Bu durum, kaderin anlamının, tıpkı İslâm medeniyetini kuran ilk neslin anladığı şekliyle canlandırılması yoluyla sağlandı Yani kaderi, Allah'ın bu kâinat sisteminde ve çok ince şer'i sistemde tecelli eden iradesi olarak kabul ederek Eğer insanlar bunu anlasalar ve onunla şer'i hükümlere uygun olarak bir ilişki içine girseler, dünya ve ahiret saadetini garanti altına almış olurlar

İşte İslâm'daki özgürlük budur: Kâinatın ve şeriatın kanunlarına bilinçli olarak uymak Yoksa İslâm'daki özgürlük, her şeyi mübah görmek ve arzulanan her şeyi yapmak değildir Böyle bir şey hayvanların özgürlüğüdür İnsanlar ise sadece Allah'ın emrettiği görevleri yerine getirerek, arzularından ve birbirlerine musallat olmaktan kurtulup özgürleşebilirler Çünkü özgürlük ve sorumluluk birbirinden ayrılmayan iki husustur

Islah hareketinin iki yüzyıldır gerçekleştirmeye çalıştığı temel hedefi, birçok engel ile işlevsiz hale gelmiş İslâmî dinamizmi yeniden ortaya çıkarmaktır Bu engellerden biri de yanlış kader anlayışına dayanan cebir inancıdır

Büyük ıslahatçı Muhammed İkbal şöyle diyor: "Zayıf Müslüman kaza ve kader ile mazeret beyan eder; güçlü Müslüman ise, Allah'ın kazası ve kaderidir"

Zayıflar, kaderi delil göstererek günah işliyorlar Oysa Kur'an ayetleri Allah'ın kötülüğe ve zulme razı olmadığına şahitlik ediyor Allah, kötülüğü ve zulmü yasaklıyor ve bunları işleyenleri, tövbe etmedikleri takdirde hem dünyada hem de ahirette en şiddetli azaba uğratacağını söylüyor: "Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar" (Nahl: 90)

İslâm peygamberi de Allah'a kötülük ve günahlarla değil, sadece itaat ve ibadetlerle yaklaşılabileceğini bildiriyor Hz Peygamber kutsî bir hadiste Rabbinden şunu naklediyor: "Kulum bana, kendisine farz kıldıklarımdan daha sevimli bir şeyle yaklaşamamıştır Kulum bana nâfile ibâdetlerle de yaklaşmaya devam eder ve sonunda ben de onu severim Bir kere de kulumu sevdim mi, artık ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum" (Buhari)

Bunun anlamı, kul Allah'a ancak, yüksek derecede muktedirliğe ve özgürlüğe sahip olduğunda yaklaşabilir Ve kulun önünde, yoluna çıkacak zorlukların üstesinden gelecek başka hayır kapıları açılır

Allah'a yaklaşmak iradî ve isteğe bağlı bir eylemdir Çünkü Allah insanın önüne tek bir seçenek koymamıştır: "Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) gösterdik" (Beled: 10) İyilikten sapmak da, Allah'ın İblise ve onun yolunu tutanlara tanıdığı bir özgürlüktür Dolayısıyla bu yolu seçmek varken, Müslümanlar arasında münafık olarak kalmaya ihtiyaç yoktur

Gerçek Müslüman, bilinçli ve özgür bir şekilde, ibadetle Rabbine yönelmeyi seçen kimsedir Ve bu husustaki gayreti oranında özgürleşir Sahip olduğu fiil imkânları da özgürleşir Çalıştığı oranda zorlukların üstesinden gelir İşte İslâm medeniyetini kuran ilk neslin kader inanca böyleydi

Raşid halife Hz Ömer Şam'ı ziyaret etmek için çıktığı yolculuk sırasında, orada veba salgını olduğu haberini alır ve yolculuğa devam edip etmeme hususunda beraberindekilerle istişare eder Bazıları "Allah'ın kaderinden mi kaçacağız?" diyerek, yolculuğa devam edilmesi görüşünü dile getirirler Halife ise şu sözleriyle bu anlayışa şiddetle itiraz eder: "Biz Allah'ın kaderinden, yine Allah'ın kaderine kaçıyoruz" Yani hastalık sebeplerinden, sıhhat sebeplerine kaçıyoruz Tıpkı fakirlik sebeplerinden zenginlik sebeplerine kaçtığımız gibi Böylece ilk önce kişinin içinde özgürleşme gerçekleşir; dışında gerçekleşmesinin de mümkün hale gelmesi için Sonuçta kul öyle bir yakınlık derecesin ulaşır ki, Rabbi üzerine yemin etse, Rabbi onu doğrular

3- İslâm Kuşatıcı Bir Özgürlük Devrimidir

"Kader" önemli olmakla birlikte, İslâm mirasında özgürlük konusunun bu iki alanla sınırlandırılması doğru değildir Çünkü şeriatın gerçekleştirmek istediği beş temel hedeften (makasıdu'ş-şeria) biri kabul edilen özgürlük, tıpkı şûrâ gibi, sadece cüz'î bir nasstan çıkarılmaz Bu temel hedefler şunlardır: Dinin korunması, canın korunması, aklın korunması, neslin (nesebin) korunması ve malın korunması Büyük usulcü fakih İbn-i Aşûr, bu hedeflere özgürlük ve adalet hedeflerini de eklemiştir (Makasıdu'ş-Şeria kitabı)

Bu ise ümmetin özgür olmasını gerektiriyor Üstelik cüz'î olarak değil, hayatın bütün yönlerini kapsayacak şekilde Çünkü aklın, özgürlüğün ve ilmin yokluğu durumunda, bütün şer'î sorumluluklar düşer Hz Peygamber bir hadisinde şöyle diyor: "Allah ümmetimden üç şeyin hükmünü (günahını) kaldırmıştır: Hata, unutma ve bir şeye mecbur edilme (ikrah)" (İbn-i Habban)

Kur'an, A'raf suresinin 157 ayetinde Hz Peygamberin görevini şu şekilde belirliyor: "O Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir" Din, nefislere, akıllara ve bedenlere vurulan ve bu şekilde –hangi gerekçe ile olursa olsun- insanı, insana kul yapan zincirleri kırmak için gelmiştir

Bu yüzden İslâm -kölelik, uluslararası bir sistem ve ekonomik üretimin temeli olmasına rağmen- köleliği getirmemiş veya onu emretmemiştir Aksine İslâm, köle azat etmeyi teşvik etmiş ve aşamalı bir şekilde köleliğin kaynaklarını kurutacak hükümler getirmiştir Onun için, -diğer meselelerde olduğu gibi bu meselede de İslâm'ın değerlerinden ve hedeflerinden sapmalar olmuşsa da- âlimlerin dilinde şu söz yaygınlaşmıştır: "Şâri (şeriat koyucu) özgürlüğü süslemiştir (yüceltmiştir)"

İslâm özgürlüğe ve özgürleştirmeye bir çağrıdır Dolayısıyla çağımızda İslâm'ın en büyük teorisyenleri olan Mevdudî ve Seyyid Kutup, İslâm'ı "kuşatıcı bir özgürlük devrimi" olarak tarif ederlerken yanılmamışlardır

Bu devrim, nefsin, aklın ve iradenin derinliklerinden harekete geçer ve toplumsal, ekonomik ve siyasî hayatın her tarafına yayılır Bireysel, toplumsal, pozitif (müspet), özgür bir eylem olarak Firavunların ve Karunların zorbalıklarına karşı, özgürleştirici ve cihâdî bir eylem olarak Ümitsizlik ve başarısızlık, ona ulaşacak bir yol bulamaz Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz" (Âl-i İmran: 139) Hz Peygamber şöyle buyuruyor: "Allah'tan yardım iste, aciz olma" (Müslim) Hz Peygamber küfür (kâfirlik) ile yoksulluğu da bir araya getiriyor: "Az kalsın yoksulluk küfre yakın olacaktı (küfre sebep olacaktı)" (Beyhakî)

4- İbadetler Özgürlük İçin Bir Eğitim Metodudur

Islah hareketi, Müslümanları işlevsizlikten kurtarmak için, İslâm inancındaki, şeriatındaki ve ibadetlerdeki irade, sorumluluk ve eylem unsurlarını açığa çıkarmaya yöneldi ve bunları, hayatla, davranışlarla, direnişle ve cihatla bağlantılandırdı Bunlar, bir çeşit laiklik operasyonuyla, neredeyse bütün toplumsal içeriklerinden soyutlanmışlardı

İbadetleri önemsizleştirme görevini tamamlamak için, çeşitli fikir savaşlarına girişildi Bu savaşlar, dini, siyasetten ve hayattan tamamen uzaklaştırmak temeline dayanıyordu Amaç ibadetlerin içeriğinin boşaltılmasından sonra, artık ondan ve onun temelini oluşturan inançtan tamamen kurtulmaktı

İşte bu noktada ıslahçılar bir taraftan namazsız, oruçsuz, zekâtsız, haçsız tilavetsiz ve cemaatsiz bir dinde hayır olmadığını, diğer taraftan da ibadetlerin temel amacının, istikameti, Allah korkusunu, insanlara iyilik etmeyi, kötülüğe karşı koymayı, ümmetin güçlü ve gelişmiş olmasını sağlamak olduğunu vurguladılar ve halen de vurguluyorlar

Aynı şekilde bu ibadetlerdeki kardeşlik, hoşgörü, adalet, düzen, özgürlük ve dayanışma gibi insanî değerleri açığa çıkarıp gözler önüne serdiler İslâm'daki ibadetlerin tamamı, bu değerlerin gerçekleştirilmesine yönelik alıştırmalardır İnsanın içinin çektiği yemeklerle dolu bir sofranın etrafına oturup, açlığını bastırarak, iftar etmek için ilâhî izni bekleyen bir aile manzarasının açıklaması işte budur

Aynı şekilde Müslümanların ilâhî çağrıya uyup, sabah namazını cemaatle kılmak için fecir vaktinde uykularından silkinip kalkmalarındaki manzara; hacıların ailelerini, mallarını ve vatanlarını geride bırakıp, Allah'ın evinin etrafında toplanmaları ve tek bir sesle telbiye getirmelerindeki manzara; servet biriktirme arzularını yenip, Allah'tan başka bir gözetici olmamasına rağmen, mallarının zekâtlarını cömertçe verenlerin manzarası İşte bütün bu manzaraların açıklaması İslâm'daki ibadetlerin söz konusu değerleri gerçekleştirmeye yönelik alıştırmalar olmasıdır

Bütün bunlar, ayrıcalığı olan ve dayanışma içinde gerçekleşen, insanın özgürleşmesi manzaralarıdır Bilinçli ve ihlâslı bir şekilde İslâmi ibadetler okulunda alıştırma yapan bir kimse, başkalarının ulaşamayacağı bir özgürlük seviyesine ulaşır Bu yüzden yüce Allah, böyle kimseleri savaş meydanlarında, diğer insanlardan on kişiyle tartmıştır: "Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye (kâfire) galip gelirler" (Enfal: 65)

İşgal güçlerinin, ibadetlerin arttığı Ramazan ayında yükselişe geçen direnişle mücadele etmeye özel olarak hazırlanmaları bir tesadüf değildir

Gerçekten de, İslâm'ı, "kuşatıcı bir özgürleşme metodu" olarak tarif edenler yanılmamışlardır Eğer İslâm'ın bütün öncelikleri, her türlü laiklik şekillerinden ve içeriğinin boşaltılmasından uzak bir şekilde yerine getirilirse, -örneğin oruç, şehvet ve arzuları harekete geçiren tüketimdeki ve dizi filmler izlemekteki rekabet yerine, ibadet etmede rekabete dönüştürülürse- özgürleştiricilik misyonunu ifa etmiş olur

Islahçıların din ile hayat, akıl, özgürlük ve ilerleme arasındaki bağları yeniden canlandırma gayretlerinin önündeki her türlü tuzak ve engellere rağmen İslâm yenileniyor ve ilerliyor


 

RüzgarGülü isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla

Bookmarks
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
DGS 2006-2007 Sayısal,Sözel Bölüm Soru-Cevap Anahtarı ve Sayısal Bölüm Soru Çözümleri AGMEHMET KPSS 2008 6 09-07-2008 14:39
3 Soru 3 Cevap D.K.F.Q İslami Kıssa ve Hikayeler 0 04-06-2008 21:31
SİYER - Soru Cevap Gizliyara Siyer’i Nebi 1 02-05-2008 19:40
Soru & Cevap Bölümü Reloladed İstanbul Kıyamet Vakti 3 26-04-2008 17:37
Önemli sorunlara 55 Soru ve Cevap Gizliyara Genelbilgi ve İpucu 0 04-02-2008 21:46



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:36 .
TOPlist TOPlist Add to Google
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Yudumla