| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Yaşanmış bir hikaye: Doğu illerinden birinden Ankara'ya doğru seyahat eden biri Kayseri'yi geçtikten sonra, içerisinde çocukları ve hanımının da bulunduğu araç ile trafik kazası geçirir ... Yaşanmış bir hikaye: Doğu illerinden birinden Ankara'ya doğru seyahat eden biri Kayseri'yi geçtikten sonra, içerisinde çocukları ve hanımının da bulunduğu araç ile trafik kazası geçirir Çocukları ve hanımı kaza mahallinde vefat eder, kendisi de Kayseri devlet hastanesinde yoğun bakıma alınır![]() Malumunuz yoğun bakımdakilerin şuuru yerindedir ancak etrafı ile iletişim kuramazlar Bundan sonrasını adam şöyle anlatıyor:"Beni Kayseri devlet hastanesinde yoğun bakıma aldılar Etrafımda olup bitenleri duyuyorum, ancak konuşmak istiyorum konuşamıyorum, gözümü açmak istiyorum açamıyorum![]() Etrafımdaki kargaşadan amcam olduğunu sandığım birinin doktora şöyle dediğini duydum:'Doktor bey hastamıza birşey yapamıyorsanız verin Ankara'ya götürelim ' Doktorun da şu şekilde cevap verdiğini duydum:' amcacığım bu hasta ölmek üzere Ben ilk müdahaleyi yapmak zorundayım 'Neye uğradığımı şaşırmıştım, ne düşüneceğimi bilemedim" Düşünebiliyor musunuz o işin en mütehassıs insanı tarafından sizin için 'ölmek üzere bu adam' diyor " Siz olsanız ne hissederdiniz Devam edelim adamın söylediklerine"Birden bir titreme başladı bende şöyle düşünüyordum 'Daha gencim, yapacak bir sürü işim var Hem ben bu günahlarım ile rabbimin huzuruna nasıl varacağım, hesabını nasıl vereceğim bu hayatın?'Bunları düşünürken birden yaşlı bir zatın karşıma geçtiğini gördüm Bana döndü ve:-Evladım hayırdır, neden bu kadar titriyorsun? ben de: -Amca az önce bana ölmek üzere olduğum söylendi ve ben hazırlıklı olmadığımı düşünüyor ve titiriyorum bana dönüp dedi ki:-'Evlat seni de mi kandırdılar bu şekilde Yok böyle bir şey rahatla biraz (haşa) ne Allah'ı ne ahireti herşey bitti artık ' deyince bende bir şüphe sanki başladı O anda baktım ki sağlığımda okuduğum eserler ve dinlediğim dini sohbetler sinema şeridi gibi gözlerimin önünde geçiverdi, okudum ve karşımdaki zatın kaybolduğunu gördüm "Sekarat anında (ölüm anı) veya o anda yanındakilere şahit oldunuz mu bilemiyorum Eğer şahit olduysanız yanındakilerin sürekli olarak hastanın ağzına su verdiklerini ve şöyle dediklerini görmüş ve duymuşsunuzdur:-"Sürekli su damlatın ki şeytan onu su ile kandırmasın "Burdaki suyun da elbetteki bir hakikati vardır ancak ben şu şekilde değerlendiriyorum: Her insanın susamışlığı farklıdır İnsan vardır kumara susamışlığı vardır, insan vardır faize susamışlığı vardır aynı şekilde insan vardır paraya susamışlığı vardır Bu dünyadaki susamışlığına bağlı olarak insanın imanını kurtarıp kurtarmaması sözkonusudur![]() Zaten peygamberimizin :"İnsanlar yaşadığı gibi ölürler, öldükleri gibi de dirilirler " hadisini de bu minval üzere değerlendirebiliriz![]() Yukarıda yazılanlara bağlı olarak şöyle bir soru aklıma geliyor ![]() Biz ölüm anımızı düşünebiliyor muyuz? Ölümümüz ile beraber arkamızda yaşananlara, arkamızdan konuşulanlara takılmadan bizim neler yaşayabileceğimizi, başımıza nelerin gelebilieceğini düşünebiliyor muyuz? İnsanoğlu işte Kime sorduysam bana öümlerinden sonra arkalarında bıraktıkları akraba- dost ve ahbaplarının kendisi hakkındaki düşüncelerini ve konuşmalarını tasavvur ettiklerini söylediler![]() İnsanın, artık herşey bitti, dediği anda ne kadar aciz bir varlık olduğunu bilmesi nasıl bir his acaba? Yaşadğımız anlarda bizim için hayati değer taşıdığını sandığımız şeyler o anda bizim için ne anlam ifade eder acaba? Gözümüzde büyüttüğümüz mal- mülk ve evlat sevgisi orda kalsın, kainatın sultanı olunsaydı, küçülüp küçülüp bir zerrre kadar kıymeti kalan bir şeye acaba ne kadar muhabbet beslenebilir o an? İnsanın kendisi ile başbaşa kalacağını, bütün hayatı boyunca geçirdiği bir hayatın hesabını vereceğini bildiği bir yere gideceğini ve orada kendisinin ebedi bir mükafat ve ya zıttı ile muamele göreceğini bilmesi o anda neler hissettirir dersiniz? Peygamberimizin iki hadisi ile konumu bitireceğim: "İnsanlar uykudadır ölünce uyanırlar ""İnsan öldüğünde kendisi ile beraber dört şey kabristana kadar gider Biri hariç herkes onu orda yalnız bırakır dönerler![]() 1-Akraba- dost ve ahbapları 2-Mal, mülk ve serveti 3-Sahip olduğu makam, servet ve statüsü 4-Ameli Bunlardan ameli onunla kalır diğerleri ise onu bırakır döner "ALINTI
| |
| |
| Sponsored Links | ||||
| Yudumla | Mumsema | Derya Gibi | Oya |
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gerçek yaşanmış bir olay | Rapper_qirL | Fıkra & Komik Yazılar | 0 | 07-08-2008 00:14 |
| Yaşanmış bir olay | Rapper_qirL | Fıkra & Komik Yazılar | 0 | 07-08-2008 00:12 |
| Yaşanmış bir hikaye | berke | Masallar-Hikayeler | 0 | 06-05-2008 01:35 |
| Ölme Ne Olursun!!(17 ağustos depreminde yaşanmış bir hikaye) | The_NiSsA | Aşk Hikayeleri | 0 | 14-03-2008 19:22 |
| Ruhunuza Fatiha (yaşanmış hikaye) | DR.MATRİX | İslami Kıssa ve Hikayeler | 0 | 06-03-2008 20:38 |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:37 . | | | |