Frmacil

Frmacil

Acil Sorunlara Acil Çözüm





Geri git   Frmacil >
(¯`·.(¯`·.Din Bölümü·´¯).·´¯)
> Frmacil İslamiyet > İslami Kıssa ve Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Dini Hikayeler Yağmuru..(4) | Dini Hikayeler Yağmuru..(6)
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Post Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

Berberin İhlâsı Birisi ona gelir sorar: 'İhlâsı kimden öğrendiniz?' -Mekke-i Mükerreme'de harçlıksız kalmıştım Basra'dan para bekliyordum ama gelmemişti Saçım sakalım çok uzamıştı Bir berbere girdim ...

Berberin İhlâsı

Birisi ona gelir sorar: 'İhlâsı kimden öğrendiniz?'

-Mekke-i Mükerreme'de harçlıksız kalmıştım Basra'dan para bekliyordum ama gelmemişti Saçım sakalım çok uzamıştı Bir berbere girdim
'Peşin peşin söyliyeyim param yok' dedim,
'Allah rızası için saçlarımı düzeltebilir misin?'
Berber o anda mevki sahibi birini traş etmekteydi Onu bırakıp bana başladı Adam itiraz etti
Berber
'Kusura bakmayınız efendim' dedi, 'Sizi ücreti mukabilinde traş ediyorum Ama bu genç Allah rızası için istedi'
Berber dahasını da yaptı, bana harçlık verdi Aradan birkaç gün geçti, beklediğim para geldi Ona bir kese altın götürdüm
'Asla alamam' dedi, 'İnan Allah'ın rızası, daha değerli'

Meclisine gelenlerden biri mübareği denemek ister Aklınca zor bir soru hazırlar ve sorar
Mübarek
'sözle mi cevap verelim' der, 'yoksa halle mi?'

-İkisi de olsun

-Eğer kendi kendini deneseydin, bizi denemeye lüzum görmezdin Kalbindeki değişimi de mi farketmedin?

-Peki hâl ile cevabınız nasıl olacak?

-Yüzüne bak anlarsın

Adam aynayı eline aldığında kendini tanıyamaz, çünkü yüzü simsiyahtır Üstelik bu yola olan muhabbetinden eser kalmamıştır ki bu tard oldu demektir Büyükleri incitmek böylesine korkunç bir cürettir işte

Aradığına bağlı

Adamın biri Cüneyd-i Bağdadi'ye gelip 'Nerede o eski kardeşlikler' der, 'Hani, Allah için sevenler?'

-Eğer sıkıntılarına katlanacak birini arıyorsan bulamazsın ama sıkıntılarına katlanacağın dostlar arıyorsan çoktur

Cüneyd-i Bağdadi'nin talebelerinden biri şeytanın vesveselerine kapılıp kemâle geldiğini zanneder Birbirinden cazip rüyalar görmeye başlar ve bunları arkadaşlarına da nakleder Cüneydi Bağdadi Hazretleri onun durumuna çok üzülür Talebesinin ayağına kadar gider ve 'Eğer rüyanda seni cennete götürürlerse üç defa 'La havle' oku' diye tenbih eder Hakikaten o gece rüyasında onu alıp cennete götürürler Aklına hocasının sözü gelir 'La havle' okuduğu anda kendini çöplükler, pislikler içinde bulur İçine düştüğü durumu anlar ve tevbe eder Mübârek, 'Herkese bir mürşid-i Kâmil lâzımdır' der 'aksi halde mel'ûn şeytan musallat olur ve oyuncak eder'

Talebelerinden biri sorar: 'Hiç ibadet ve tâat yapmadan Allah'ın (Celle Celalüh) lütfuna kavuşmak mümkün müdür?

-Zaten gelen bütün nimetler Allah'ın lütfudur Bizim gibi acizlerin ibadetlerinden ne olsun

Son nefes, zor nefes

Mübarek vefat edeceği gün çok korkulu ve üzgündürler Yüzleri kül gibi olmuş rengi uçmuştur Talebeleri bu halden çok ürkerler Hatta içlerinden biri 'Aman efendim' der, 'biz sizin şefaatiniz ile kurtulmayı ümid ediyoruz Eğer siz bu kadar sıkıntı çekerseniz bizim halimiz nice olur?

-Ey dostlarım yetmiş yıllık ibadetimi kıldan ince bir ipe astılar Kâh o yana, kâh bu yana sallanıyor ve ben bu esintinin kabul yeli mi, red rüzgârı mı olduğunu bilemiyorum

Naaşını yıkayan talebesi su ulaştırmak için mübarek gözlerini aralamaya çalışır Melekler dile gelir, 'Kendini yorma' derler, 'Cüneydin gözü Allah'ın zikri ile kapanmıştır ve onun didarını görmeden açılmaz'

Talebelerinden biri onu rüyasında görür Merakla sorar: -Efendim, Allah-ü teâlâ size nasıl muamele etti?

-İlim ve marifet dolu sözlerimin hiçbir faydası olmadı Sadece gece kıldığım namazlar imdadıma yetişti

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Sponsored Links
Yudumla   Mumsema   Derya Gibi   Oya
Alt 24-05-2008   #2
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

BESMELE

Bişrî Hâfî yol kesici bir kimse olup yanında bir takım güzel sesli hafızları gezdirirmiş Gittiği şehirlerde o hafızlara Kur'an-ı Kerim okutur ve bütün insanları bir yere toplarmış İnsanlar Kur'an dinlemek için toplandığı ve herkesin aşk ve şevkle dinlemeye başladığı sırada, kendisi kalkıp şehirden dışarıya çıkar ve tenhada yakaladığı kimseleri soyarmış
Bir gün yol üzerinde ve toz toprak içinde bir kâğıt bulur Bakar ki kağıtta «Besmele-i Şerif» yazılıdır Hemen alır, tozlarını temizler ve bir miktar da güzel kokular sürerek yüksekçe bir duvarın üzerine koyar

O diyarda zühd ve takvası ile meşhur olan bir zat, o gece rüyasında üç defa Hak Celle ve Âlâ Hazretlerini görür ve Hak Teâlâ Hazretleri O'na hitaben:

- Ey kulum! Bişri Hâfî'ye git O bizim ismimizi tazîmen kaldırdı, biz de O'nun ismini kaldırdık O bizim ismimizi aziz etti, biz de O'nun ismini aziz ettik O bizim ismimizi güzelleştirdi, biz de O'nun ismini güzel kıldık, böylece kendisine söyle, haberi olsun, buyurulur

O zâhid de hemen Bişri Hâfî'nin evine giderek kapıyı çalar Kapıyı bir cariye açar ve ne istediğini sorar O da cariyeye şöyle sual eder:

- Bu evin sahibi, köle midir, âzadlı mıdır?

- Âzadlıdır

- Âzadlı böyle mi olur?

Sonra cariye içeriye gider ve olanları haber verir Bişri Hâfî de hemen yalın ayak ve başı açık olarak kapıya gelir ve:

- Ya Şeyh! Cariye hata etmiş Bu evin sahibi, bütün insanların en âsi ve günahkâr olanıdır, der

Bunun üzerine zâhid, rüyasını anlatır O anda Bişri Hâfî'nin kalbine hidayet ve inayet yetişerek, şevk ve muhabbet dolar Tam bir ihlas ile tevbe eder ve derhal mürşid aramaya çıkar Çıkarken cariyesi:

- Ey efendi, biraz dur da başlığını getireyim

- Hayır duramam Zira Cenabı Hak, beni böylece davet etmiş, der ve öylece yola düşer Ve nihayet bir mürşid-i kâmile bağlanarak, evliyanın büyükleri arasına katılır

Tebsıra-i Evliya isimli kitabta pek çok kerametleri anlatılmıştır Onlardan birisi de şudur:

Seyahati zamanında bir gemide giderken, gemi içinde büyük hâcegân ve tüccarlardan çok kimse olup, birisinin kıymetli bir mücevheri kaybolur İçlerinde Bişri Hâfî'den başka eski elbiseli kimse olmadığından, O'nun aldığını ümid ederler Ve sana daha güzel elbiseler vereceğiz diye soyup aramaya başladıkları zaman, Bişri Hâfî Hazretleri geminin kenarına gelerek: «Ey balıklar bir cevher getirin» diye çağırır Hemen bir çok balık ağızlarında cevherler olmak üzere geminin yanına gelirler

Daha sonra hâcelere hitaben:

- Kaybolan cevheriniz kadar bunlardan alın, der Onlar da bu hali görür ve cevherleri alarak, kendisinden özür dilerler

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #3
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

Besmelenin Fazileti

Saliha bir kadının, münafık ve cahil bir kocası vardı Bu kadın " Bismillahirrahmanirrahim " diye besmele çekmeden, hiçbir işine başlamazdı Kocası,onun bu haline kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için Allah'a dua ederdi

Birgün,kadının kocası iyice öfkelenmiştiKarısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine :
" Şuna bir oyun çevireyimde görsün ; bakalım onu rezil olmaktan kim kurtaracak ? " diye söylenip duruyordu Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı,artık bütün çirkinliğiyle,içinde dolup taşmıştı

Hanımını çağırdı,ona bir kese altın vererek :
- Bunu iyi sakla !!! diye tenbih etti Kadında kocasının emri üzerine hemen gitti,besmeleyi çekerek keseyi iyice sakladı Bu arada kocasıda onu gizlice takip ediyordu Sonra karısının haberi olmadan keseyi, karısının sakladığı yerden aldı İçindeki altınları boşaltarak, keseyi derin bir kuyuya attı Aradan çok geçmeden karısını çağırdı ve :
- Sana verdiğim bir kese altını hemen getir dedi
Kadın koştu ; keseyi sakladığı yere,
" Bismillahirrahmanirrahim " diyerek elini uzattı
Tam o anda, Allahu Tealanın emriyle, kese kadının sakladığı yerde içindeki altınlarla beraber aynen duruyordu Islanan keseden suları damlıyordu Kadın kesenin neden ıslak olduğunu anlayamadı ve keseyi kocasına getirdi Adam içi altınla dolu keseyi görünce çok şaşırdı ve karısının söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu anladı
Sonra karısına ;
- Sana çok zulmettim,çok canını yaktım,beni affet diye yalvarmaya başladı Allah'a tevbe ve istiğfar etti İbadetlerine bağlı bir insan oldu O günden sonra dua ve yakarışlarında hep şöyle derdi ;
- Ya Rabbi ! Bana dünyam ve ahiretim için hayırlı, Saliha bir kadını eş olarak verdiğin için,sana hakkıyle şükretmekten acizdim,beni affet Alah'ım
O saliha kadın ise ;
- Ya Rabbi ! Sana şükürler olsun ki,duamı kabul edip kocamı salihlerden eyledin,diye dua ediyordu

Bu hikayeden alınacak ibretler ve çıkarılacak hikmetler çokturBüyükler demişlerki ; " Sabrın kendisi acıdır,lakin meyvesi tatlıdır"

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #4
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

BİR BOSTAN BEKÇİSİ

Evliyanın büyüklerinden İbrahim bin Edhem ks Hazretleri anlatıyor:
Babam Horasan ' Belh hükümdarlarındandı Bir gün atına binip ava çıkmıştım Önüme çıkan -tilki veya tavşan- bir hayvanı kovalıyordum Arkadan bir ses duydum:

- Ey İbrahim, sen bunun için yaratılmadın, bununla emrolunmadın!

Sağa-sola bakındım, fakat kimseyi göremedim Aynı sesi daha açıktan, sonra da pek yakından yine iki kere duydum Bu sefer durdum ve dedim ki: Bu bana Allah'tan bir uyarıdır Vallahi bugünden sonra Rabbime isyankârlık yapmam

Atımı sürüp babamın bir çobanına geldim Onun çoban elbisesini aldım, kendi kıymetli elbiselerimi ona bıraktım Dağları, ovaları aşarak yürüdüm; Irak ülkesine ulaştım Oralarda günlerce işçi olarak çalıştım Fakat helal kaygısından hiçbir şey bana huzur vermiyordu

Bazı olgun kişiler, safi helal kazanç için Şam ve Tarsus tarafına gitmemi tavsiye etmişlerdi Oralara gittim Tarsus'ta iken nice günler bostanlarda bekçilik yaptım Bir gün bostan sahibinin arkadaşları gelmişti Adam dedi ki:

- Ey bağ bekçisi! Git de narların en iyisinden biraz getir

Bir miktar nar getirdim Adam narı kesince, ekşi olduğunu gördü O zaman dedi ki:

- Sen bunca zamandır bahçemizde bekçisin; meyve ve narlarımızdan da yiyorsun Tatlıyı ekşiden ayıramıyor musun?

- Vallahi ben meyvelerinizden bir şey yemedim, tatlısını da ekşisinden ayıramam!

Adam şaşkın bir edayla bana şunu söyledi:

- Hayret bir şeysin yahu! Sen İbrahim Edhem olsan, bundan fazla olmazdın

Ertesi gün bu haber halk arasında yayılıverdi Meraklı insanlar, gruplar halinde bahçeye akın etti Gelenlerin çoğaldığını görünce, ben bir yanda saklandım İnsanlar bahçeye dolarken, aralarından sıyrılıp kaçıverdim

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #5
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

Bir Boşanma Olayı

Medineli Sabit bin Kays, sahabenin ileri gelenlerindendi Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’e hizmetten asla geri kalmaz, sözünden ise bir an olsun dışarı çıkmazdı Efendimiz de onu çok severdi Hatta bir küçük hatası yüzünden aşırı üzüntüye kapılan Sabit’i teselli ederek “Sabit cennetliklerdendir” buyurmuştu
İşte bu Sabit’in aile içi bir sıkıntısı vardı Hanımı Cemile, Sabit’e bir türlü ısınamamış, onu sevememiş, içindeki ilgisizliği yenip de bir gün olsun sevgiyle muhatap olamamıştı

Cemile bir kadın olarak iç dünyasındaki bu fırtınayı kime anlatabilirdi? Kendisini kim dinlerdi? İslam’da kadın dinlenir miydi? Önceki devirde kadının söz hakkı yoktu çünkü;

Cemile tereddütler içerisinde doğruca Efendimiz (sallallaha aleyhi ve sellem) Hazretleri’nin huzuruna girdi, olanca cesaretini toplayarak kimselere açamadığı iç dünyasını Efendimiz’e açtı

– Ya Resulallah, dedi, beyimin İslamî yaşayışına diyeceğim yoktur Ahlakından da şikayetçi değilim Lakin ben onu bir türlü sevemedim Bu halimle ona isyan etmekten, isteklerine ters bir karşılık verip kötü bir sonuca düşmekten korkuyorum Söyleseniz de beni boşasa O, kendisini sevmeyen bir hanımı zorla nikanı altında tutan adam durumuna girmese, ben de dinime zarar verecek bir itaatsizliğe doğru kaymasam!

Efendimiz, iç dünyasını bu nitelikte anlatan Cemile’yi tepkiyle değil ilgiyle dinledi Bir hanımı, sevemediği erkekle bir arada kalmaya mecbur etmeyi zaten münasip de bulmuyordu Ancak, beyi ne diyecekti? Boşamak istemezse zorla boşayacaksın da denemezdi Bir de onu dinlemek gerekirdi Nitekim öyle de yaptı Cemile’nin duygularını, düşüncelerini aynen Sabit’e aktararak onu da dinledi

Anlaşılan Sabit, Cemile’yi seviyordu Ama Cemile’nin kendisini aynı sıcaklıkta sevmediğini, tek taraflı sevginin mutluluk getirmeyeceğini de biliyordu Nasıl bir çare bulunabilirdi?

Düşünmeye başladı Gözlerini diktiği sabit noktadan başını kaldırıp dedi ki:

– Ya Resulallah, Cemile’ye nikahta en değerli bahçemi mehir olarak verdim Bunca değerli serveti verdiğim kadını bir anda nasıl boşayabilirim? Üstelik benim öyle başka bir bahçem de yoktur!

Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Sabit’in yaklaşımını öğrenmiş oldu Cemile’ye bu defa sorusunu şöyle sordu:

– Sabit seni boşayacak olsa, nikah sırasında aldığın değerli mehri iade eder misin? Böylece sen mehrini verip nikah bağından kurtulmuş olursun, Sabit de nikah hakkından vaz geçip bahçesini geri almış olur İki taraf da bir şey verirken bir şeyleri almış sayılarak karşılıklı mağduriyetlerinizi gidermiş sayılırsınız Teselli tarafınız bu olur

Cemile buna hemen razı oldu Kocasının nikah sırasında kendisine mehir olarak verdiği bahçeyi “Memnuniyetle iade ediyorum” dedi Sabit de “Öyle ise ben de nikahını aynı memnuniyetle ona iade ediyor, bu andan itibaren boşamış bulunuyorum, özgürdür” dedi Taraflar böylece bir şey verirken bir şey de aldıklarından helalleşerek ayrılmış oldular

Bu olay üzerine Bakara Suresi’nin 229 ayeti nazil oldu Ayet-i kerime anlaşmayı iptal etmiyor, hatta ortak aile hayatını sürdürme sevgisi yok olunca, hanımın aldığı mehri verip de nikahını ortadan kaldırmasını meşru görüyor; ancak erkeğin fırsatçılık edip de kadından veremeyeceği miktarda mal istememesini de tavsiye ediyordu

Bu hadise üzerine fıkıhta hüküm şöyle tespit edildi:

– Kadın ayrılmak istediği beyine bir şeyler vererek kendini boşatabilir! Yeter ki beyi fırsatçılık edip de kadından veremeyeceği miktarda haksız mal isteğinde bulunmasın

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #6
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

Bir defa dahâ söyle

Cebrâîl aleyhisselâm dedi:
- Yâ Rabbel âlemîn! Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' hazretlerinin dostluğu Ebû Bekrin gönlünde ne mikdâr ve ne kadar olduğunu bilmek isterim
Bayram günü idi Ebû Bekr-i Sıddîk 'radıyallahü teâlâ anh' kıymetli ve gösterişli elbise giymiş ve otuz altınlık bir şal omuzuna almış idi Cebrâîl aleyhisselâm a'mâ sûretinde gelip, yol üzerinde oturdu Oraya Ebû Bekr-i Sıddîk geldi Ona yaklaşdı Cebrâîl aleyhisselâm dedi ki,
- Allahü tebâreke ve teâlâ afv etsin o kimseyi ki, Muhammed Mustafâ dostluğuna bana birşey versin
Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' o sözü işitdi Mubârek omuzundan şalını çıkarıp, ona verdi
Buyurdu ki,
- Bir def'a dahâ söyle Bir def'a dahâ söyledi
Ebû Bekr-i Sıddîk kaftanını çıkarıp, ona verdi Dördüncüde, setr-i avretini örten elbiseden başka, bütün elbiselerini ona verdi Beşincide na'lınını çıkarıp ona verdi Sonunda artık elbisesi kalmadı Bilâli 'radıyallahü anh' çağırdı ve Ona buyurdu:
- Yâ Bilâl Âişenin evine var Birşey getir
Bilâl 'radıyallahü teâlâ anh' giderken, Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' hazretlerine rast gelip, buyurdular ki,
- Nereye gidersin, yâ Bilâl! Sen mi söylersin, ben mi söyliyeyim
Bilâl 'radıyallahü teâlâ anh' dedi ki,
- Yâ Resûlallah, siz buyurun
Buyurdular ki:
- Yâ Bilâl! Bil ki, o a'mâ Cebrâîl-i emîndir Allahü tebâreke ve teâlâ onu bu şeklde gönderdi ki, Ebû Bekr-i Sıddîkın bana muhabbeti ne kadardır anlasın
Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' Bilâli bekler idi Hazret-i Bilâl elbise getirdi Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk o elbiseyi giydi Hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm, Resûlullahın 'sallallahü aleyhi ve sellem' huzûr-ı şerîflerine gelip, dedi ki,
- Yâ Muhammed! Ebû Bekr-i Sıddîkı tecrübe ederdim Elbiseler benim işime yaramaz Resûlullah 'sallallahü aleyhi ve sellem' Cebrâîl aleyhisselâmın getirdiği elbiseleri Ebû Bekr-i Sıddîka getirdi Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh':
- Bir nesneyi ki senin dostluğun uğruna vermiş olayım, artık o bana gerekmez Nereye uygun bulursanız, oraya tasarruf ediniz, dedi

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #7
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

BİR EV TAPUSU
Meşhur velilerden Habib-i Acemî ks zamanında, benzeri görülmemiş şöyle bir hadise yaşanmıştır:

Horasanlı bir adam, evini onbin dirheme satarak, ailesiyle Basra'ya geldi Oradan hacca gidecekti Habib-i Acemî'yi buldu ve ondan şöyle bir istekte bulundu:

- Ben eşimle hacca gidiyorum Şu onbin dirhem parayı al da, Basra'da benim için uygun bir ev alıver

Horasanlı ve eşi Mekke'ye doğru yola koyuldu O günlerde ise Basra'da müthiş bir kıtlık ve açlık başgösterdi Habib-i Acemî Hazretleri ise elindeki emanet parayla gıda maddeleri alıp, sahibinin hayrına muhtaçlara dağıtmak zorunda kaldı Adamın rızası olmazsa, parasını geri verecekti

Horasanlı, hac dönüşünde kendisine ev alınıp alınmadığını sordu Habib-i Acemî dedi ki:

- Rabbimden sana Cennet'te bahçeli bir ev alıverdim!

Adam bu durumu eşine haber verdi Kadın buna memnun oldu, fakat evin tapusunu da istedi Horasanlı bu isteği iletince, Habib-i Acemî ona şöyle bir senet yazıp eline verdi:

'Bismillah Bu senet, Habib'in Horasanlı için Rabbinden aldığı evin tapusudur Allahu Tealâ bu evi Horasanlı'ya verecek ve Habib'i de borcundan kurtaracaktır'

Bu senedi aldıktan sonra adamcağız ancak kırk gün daha yaşadı Ölmek üzereyken, bu tapu senedinin kefenine konulmasını vasiyet etti Öyle yaptılar Bir zaman sonra da kabrinin üzerinde, bir levhaya parlak bir yazıyla yazılmış şöyle bir yazı buldular:

'Habib Ebu Muhammed'in falan Horasanlı için onbin dirheme aldığı evin beratıdır Rabbi, Habib'in istediği evi Horasanlı'ya verdi ve Habib'i de borcundan kurtardı'

Habib Hazretleri bu yazıyı alıp okuyunca, levhayı öperek ve ağlayarak dostlarının yanına koştu: 'Bu Rabbimin bana olan beratıdır!' diye sevincini ifade etti

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #8
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

Bir gencin tövbesi


Allahü teâlâ, peygamberi Musa aleyhisselâma hitap edip
" (Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefât etti Git onun işini gör Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür) buyurdu
Hazret-i Musa, emir olunduğu mahalleye gitti
Oradakilere:
-Bu gece, burada, Allahü teâlânın dostlarından biri vefât etti mi? diye sorunca:
-Ey Allahın peygamberi! Allahü teâlânın dostlarından hiç kimse vefât etmedi Ama, filân evde zamanını kötülüklerle geçiren fâsık bir genç öldü Fıskının çokluğundan, hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor, dediler
Musa aleyhisselâm:
-Ben onu arıyorum, buyurdu Gösterdiler
Hazret-i Musa, o eve girdi Rahmet meleklerini gördüAyakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup, Allahü teâlânın rahmet ve lütfunu saçıyorlardıHazret-i Musa, yalvararak münacaat etti:
-Ey Rabbim! sen buyurdun ki, o''Benim dostumdur'' İnsanlar ise fâsık olduğuna şahitlik ediyorlar Hikmeti nedir?
Allahü teâlâ:
(Ey Musa! İnsanların onun için fâsık demeleri doğrudur Ama, günahından haberleri var, tövbesinden haberleri yok Benim bu kulum, seher vakti, toprağa yuvarlandı ve tövbe etti Bizim huzurumuza sığındı Ben ki, Allah'ım! Onun sözünü ve tövbesini kabul ettim Ona rahmet ettim ki, bu dergâhın ümitsizlik kapısı olmadığı anlaşılsın!) buyurdu

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #9
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

Bir hikmeti vardır

Adamın biri bir pislik böceği görür
" Bu yaradılışı çirkin pis kokulu bir yaratıktırAllah bunu niçin yaratmışki ? " der

Aradan zaman geçer, adamın yüzünde bir çıban çıkar Nereye başvurduysa derdine bir derman bulamaz Çııban yara haline gelir Bir gün sokakta dolaşırken, yüzündeki yara bir yolcunun dikkatini çeker ayak üstü sohbetten sonra yolcu kendine yardım edebileceğini, bu tip çıbanların oluşturduğu yaraların tedavisini bildiğini söyler Adam her ne kadar inanmadıysa Allah'tan umut kesilmez diyerek kabul eder

Yolcu bir pislik böceğinin getirilmesini isterOrada bulunanlar bu isteğe gülerler Fakat hasta olan adam, o böcek hakkında söylediği sözleri o an hatırlar ve derki ;
- Adamın isteğini yerine getirin, ne diyorsa yapın
Yolcu getirilen böceği yakar ve külünüyaranın üzerine serper ve yara Allah'ın hikmetiyle iyileşir Bunun üzerine hasta olan adam etrafına der ki ;
- Unutmayın ! Allah'u Teala'nın yarattıklarının, yaratılışında bir hikmet vardır, bir derde deva vardır Velev ki pislik böceği olsa dahi

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #10
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(5)

BİR İDAM FERMANI
Mısır'da Tolunoğulları hanedanının kurucusu Ahmed b Tolun, Halife Memun zamanında Bağdat'da saray kumandanlığı yapmış olan Buhara Türklerinden Tolun'un oğluydu Pek dindar ve dürüst biriydi

Ahmed'in gençlik yıllarında bir gün, babası Tolun onu bir iş için hükümet konağına göndermişti Ahmed orada Tolun'un cariyelerinden birinin bir hizmetçiyle fuhuş halinde olduğunu görmüştü Fakat babasının yanına dönünce, bu olaydan hiç bahsetmemişti Ancak cariye, Ahmed'in gördüğü durumu babasına anlatacağından korktu, Tolun'a gidip şöyle söyledi:

- Biraz önce falan yerdeyken Ahmed yanıma geldi, beni yoldan çıkarmak istedi Ben de ondan kaçarak köşküme gittim

Bu sözlere kanan Tolun, Ahmed'i yanına çağırdı Yazdığı bir mektubu mühürleyip kapatarak, bunu kumandanlardan adını belirttiği birine götürmesini emretti Cariyenin anlattıklarından ona bir şey söylemedi Mektupta ise şöyle yazıyordu:

'Bu mektubu taşıyan kişi sana gelince boynunu vur, kesik başını da bana gönder'

Ahmed mektupta yazılanları bilmiyordu Mektubu aldı, çıkıp gitti Giderken sözü geçen cariye onu gördü ve yanına çağırdı Tolun'a söylediği yalan sözlerin nasıl karşılandığını iyice anlamak istiyordu

Cariye, Tolun'a bir mektup yazdıracağı bahanesiyle Ahmed'i yanında eyledi Gideceği yere göndermek için Ahmed'in elindeki mektubu aldı Mektupta bir hediye emri olduğunu sanıyor, bu hediyeyi de kendisiyle fuhuş ortağı olan şahsın kazanmasını istiyordu Bunun için mektubu onunla ilişkide bulunan hizmetçiye teslim ederek, bahsedilen kumandana gönderdi Kumandan mektubu okuyunca emir gereği onu getiren hizmetçinin başını kestirip Tolun'a gönderdi

Bu duruma şaşıran Tolun, olanlardan habersiz Ahmed'i aratıp yanına getirtti Mektubu ne yaptığını sorunca, Ahmed gördüklerini aynen anlattı Durumu anlayan cariye de korkuya kapıldı, Tolun'a gidip yaptığını itiraf etti, bağışlanmasını istedi

Aynı cariye yüzünden idama mahkum olup yine idamdan kurtulan Ahmed b Tolun ise, babasının yanında ayrı bir değer kazanmıştı

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır