Frmacil

Frmacil

Acil Sorunlara Acil Çözüm





Geri git   Frmacil >
(¯`·.(¯`·.Din Bölümü·´¯).·´¯)
> Frmacil İslamiyet > İslami Kıssa ve Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Dini Hikayeler Yağmuru..(2) | Dini Hikayeler Yağmuru..(4)
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Post Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında: 'Oğlum namaz hiç bu vakte bırakılırmı?' Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmış, ama ezan okunduğu vakit yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir hızla abdestini ...

Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında: 'Oğlum namaz hiç bu vakte bırakılırmı?' Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmış, ama ezan okunduğu vakit yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir hızla abdestini alır ve namazını kılardı Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu Ne oluyorsa, hep namaz son dakikalara kalıyor, bu sebeple namazını alelacele eda ediyordu Bunu düşünerek kalktı yerinden, gözü saate kaydı Yatsı ezanının okunmasına on beş dakika kalmıştı Başını her iki yöne pişmanlıkla sallayarak, "Yine geciktirdim namazı" dedi kendi kendine Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasına attı Mecburen, hızlı hareketlerle namazı eda etti Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana" dedi

Çok seviyordu onu Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki hicabından renkten renge girerdi O gün akşama kadar derse girmişti Müthiş bir ağırlık vardı üzerinde Duasını yaparken, başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu Namazdan sonra bir süre bu şekil tefekkür etmeyi severdi Gözleri kapanır gibi oldu "Ne kadar da yorulmuşum" dedi Daldı gitti öylece Kıyamet kopmuştu Mahşeri bir kalabalık vardı Her yön insanlarla doluydu Kimi dona kalmış, hareketsiz bir şekilde etrafı izliyor; Kimi sağa sola koşturuyor, kimisi de diz çökmüş, başı ellerinin arasında bekliyordu Yüreği yerinden fırlayacak gibi atıyor, adeta kafesinden kurtulmaya çalışıyor,soğuk soğuk terler döküyordu Hayattayken kıyamet, sorgu sual ve mizan hakkında çok şey duymuş ve ahiret hayatı adına bu kavramlar kendisi için köşe taşı olmuşlardı Ama mahşer meydanında ki ürperti, korku ve bekleyişin bu denli dehşet vereceğini düşünmemişti Hesap ve sorgu devam ediyordu

Bu arada onun ismini de okudular Hayretle bir sağa, bir sola baktı "Benim ismimi mi okudunuz?" dedi dudakları titreyerek Kalabalık birden yarılmış, bir yol olmuştu önünde İki kişi kollarına girdi Mahşer meydanının vazifelileri oldukları belliydi Kalabalık arasından şaşkın bakışlarla yürüdü Merkezi bir yere gelmişlerdi Melekler her iki yanından uzaklaştılar Başı önündeydi Bütün hayatı, bir film şeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden" Şükürler olsun " dedi, kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya açtım, Hep hizmet eden insanları gördüm Babam sohbetlerden sohbetlere koşuyor, malını islam yolunda harcıyordu Annem eve gelen misafirleri ağırlıyor, yemek sofralarının biri kalkıp, bir yenisi kuruluyordu Ben ise, hep bu yolda oldum İnsanlara hizmete çalıştım Onlara Allah'ı anlattım Namazımı kıldım Orucumu tuttum Farz olan ne varsa yerine getirdim Haramlardan kaçındım "Kirpiklerinden aşağı gözyaşları dökülürken, "Rabbimi seviyorum, en azından sevdiğimi zannediyorum" Diyordu Ama bir yandan da "O'nun için ne yapsam az, Cennet'i kazanmama yetmez" Diye düşünüyorduTek sığınağı Allah'ın rahmetiydi

Hesap sürdükçe sürdü Boncuk boncuk terliyordu Sırılsıklam olmuş, zangır zangır titriyordu Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi bekliyordu Sonunda hüküm verilecekti Vazifeli melekler ellerinde bir kağıt, mahşer meydanında ki kalabalığa döndüler Önce ismi okundu Artık ayakları tutmaz olmuştu Neredeyse yığılıp kalacaktı Heyecandan gözlerini kapamış, okunacak hükme kulak kesilmişti Mahşeri kalabalıktan bir uğultu yükseldi Kulakları yanlış mı duyuyordu? İsmi cehennemlikler listesindeydi Dizlerinin üstüne yığıldı Hayretten dona kalmıştı" Olamaaaazzzz" diye bağırdı Sağa sola koşturdu "Ben nasıl Cehennemlik olurum? Hayatım boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum Onlarla beraber koşturdum Hep rabbimi anlattım" Diyordu

Gözleri sağanak olmuş, titrek vücudunu ıslatıyordu Vazifeli iki melek kollarından tuttu Ayaklarını sürüyerek ve kalabalığı yararak alevleri göklere yükselen Cehennem'e doğru yürümeye başladılar Çırpınıyordu Medet yok muydu? Bir yardım eden çıkmayacak mıydı? Dudaklarından kelimeler kırık dökük, yalvarmayla karışık döküldü"Hizmetlerim Oruçlarım Okuduğum Kur'anlar Namazım Hiçbiri beni kurtarmayacak mı?" diyordu Bağıra bağıra yalvarıyordu Cehennem melekleri onu sürüklemeye devam ettiler Alevlere çok yaklaşmışlardı Başını geriye çevirdi Son çırpınışlarıydı Resülullah, "Evinin önünde akan bir ırmak içinde günde beş defa yıkanan bir insanı o ırmak nasıl temizler, günde beş vakit namazda insanı günahlardan öyle temizler" Buyuruyordu "Oysa ki benim namazlarım da mı beni kurtarmayacak?" diye düşünüyordu "Namazlarım Namazlarım Namazlarım" diye diye hıçkırdı Vazifeli melekler hiç durmadılar Yürümeye devam ettiler; Cehennem çukurunun başına geldiler


Alevlerin harareti yüzünü yakıyordu Son bir defa dönüp geriye baktı Artık gözleri de kurumuştu Ümitleri sönmüştü Başını öne eğdi İki büklüm oldu Kollarını sıkan parmaklar çözüldü Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi Vücudunu birden bire havada buldu Alevlere doğru düşüyordu Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu Başını kaldırdı Yukarıya baktı Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu düşmekten kurtarmıştı kendisini yukarıya çekti Üstündeki başındaki tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı "Siz de kimsiniz ?" dedi İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım" "Neden bu kadar geç kaldınız ? Son anda yetiştiniz Neredeyse düşüyordum\"dedi İhtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Başını salladı; " Sen beni hep son anda yetiştirirdin, hatırladın mı? Secdeye kapandığı yerden başını kaldırdı Kan-ter içinde kalmıştı Dışarıdan gelen sese kulak kabarttı Yatsı ezanı okunuyorduBir ok gibi yerinden fırladı Abdest almaya gidiyordu [ Ya kılmayanlar!?]

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Sponsored Links
Yudumla   Mumsema   Derya Gibi   Oya
Alt 24-05-2008   #2
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

HzÜmm-i Süleym, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi Çocuğu vefat ettiği zaman, sabır ve metanetle bizzat kendisi yıkadı ve kendisi kefenledi ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek:


- Babasına haber vermeyin



Hz Ebu Talha orada bulunmamaktaydı Akşam eve döndüğünde, çocuğu sordu, hanımı:


- Gördüğünden şimdi çok iyidir, der



Sonra yemek yediler, oturdular, birlikte oldular Bir müddet sonra HzÜmm-i Süleym, beyine gayet metanetle şöyle der:


- Ebu Talha, ödünç alınmış bir şeyi geri vermek icap eder mi etmez mi?


- Söylediğin bu söz nasıl bir söz, elbette ki ödünç alınan şey geri verilmeli


- O halde, Hak Teala da sana emanetten vermiş bulunduğu çocuğu aldı
Ebu Talha bu sözü duyunca :


- Biz Allah için halk edilmiş bulunuyoruz ve hep onun tarafına döneceğiz, der ve şükreder



Sabah olunca gidip Resulullah'a (sav) anlatır Resulullah (sav):


- Ya Rabbi bunun daha iyi bir karşılığını Ebu Talha'ya ver, diye dua eder



Nitekim, dokuz ay dokuz gün sonra Abdullah diye bir çocukları olur Çocuk, Peygamberimizin himayelerinde büyürler, İslam Tarihinde önmeli bir şahsiyet olur

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #3
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

Bir zamanlar vâlilik yapan birisinin çok güzel bir bahçesi vardı Rengârenk çiçeklerle donatılmış, tam bir zevk ve sefâ yeriydi Bir gün vâli, bu bahçeye geldi Vâli, bir bahane ile kadının kocası olan bahçıvanı, bir iş için dışarıya gönderdi Kadına da dedi ki:
-Bahçenin kapılarını kapat Hiç bir kapı açık kalmasın!



Kadın, akıllı ve namuslu idi Vâlinin kendisine kötü niyet taşıdığını anladı Gidip bir ağacın arkasına saklandı ve biraz sonra gelip dedi ki:



-Kapıları kapattım Yanlız bir tanesi kaldı Onu kapatmaya gücüm yetmiyor Ne kadar uğraşsam da kapatamıyorum


-O, hangi kapıdır?


-Bu kapı, Allahü teâlânın (Basir) sıfatıyla bizi gördüğü kapıdır Vâli, bu sözü duyunca, pişman olup tövbe etti Bir daha aklına böyle kötülükler getirmemek için, Allahü teâlânın sevgili kullarından birinin bulunduğu yere gidip, onun sohbetinde yetişti Allahü teâlânın sevgili kullarından biri oldu



Basir : Her şeyi gören


Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür Onun görmesine hiç bir şey engel olamaz Allah'ın, kalpteki fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki gizliliklei, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkara bir taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi görür , duyar, bilir İbadette ihlas, kulun Allah'ı görmemesine rağmen, Allah'ın onu gördüğünü bilmesi ve onu görür gibi ibadet etmesidir

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #4
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılarDeğişik konular üzerinde konuştular Birden Allah ile ilgili konu açıldı

Berber: " Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah'ın varlığına inanmıyorum"

Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"

Berber: " Bunu açıklamak çok kolay Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzmezdiAllah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum"

Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördüAdam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti Adam berberin dükkanına geri döndü

Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok"
Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim"
Adam: " Hayır, yok çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı"

Berber: " Hımmm Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"

Adam: " Kesinlikle doğru! Püf noktası da bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #5
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

ADALET
İstanbul'un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkümleri serbest bırakmıştı Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi

Durum Hazreti Fatih'e bildirildi O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih'e de anlattılar Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti:

- Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, müslüman hakimlerin ve müslüman halkımın davalarını dinleyiniz Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz

Hazreti Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar:

Bir Müslüman bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş

Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş:

- Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine madem ki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını müslümana vermiş

Papazlar islam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler

Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar:

Bir müslüman diğer bir müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür müslümana götürüp teslim etmek ister;

- Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiata bana satmazdın Al şu altınlarını, der

Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir O da şöyle söyler:

- Kardeşim yanlış düşünüyorsun Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur Bu altınlar senindir dilediğini yap, der Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar

Kadı, her iki şahsada çocukları olup olmadığını sorar Onlardan birinin kızı birinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını cehiz olarak verir

Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Hazreti Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler:

- Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve biribirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır Böyle bir dinin salikleri başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz, derler (1)


Kaynak:
1) Büyük Dini Hkayeler, İbrahim Sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #6
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

Ağızdaki Taşın Hikmeti


Birgün hazret-i Ebû Bekr 'ra** hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin 'sav' huzûr-ı şerîflerinde, se'âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba'zan da tebessüm eder idi Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se'âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:

- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir

Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn 'sav' buyurdu ki:

- Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın O melek gidip, yerine iblîs geldi İblîs-i la'înin olduğu yerde, ben durmam

Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk 'ra' ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat'î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi
Kaynak:
Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #7
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

Ahde Vefa

HzÖmer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki
-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin
Bu söz üzerine HzÖmer suçlanan gence dönerek:
-Söyledikleri doğrumu diye sorar
Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:
-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar
Bunun üzerine genç anlatmaya başlar,derki :
-Ben bulunduğum kasaba hali vakti yerinde olan bir insanım ailemle beraber gezmeye çıktık kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi Hayvanlarımın arasında bir güzel atım varki dönen bir defa daha bakıyor hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyva koparmasına engel olamadım, arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı atım oracıkta öldü, nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım babası öldü, kaçmak istedim, fakat arkadşlar beni yakaladı,durum bundan ibaret,dedi
Bu söz üzerine Hz Ömer söyleyecek bir şey yok bu suçun cezası idam, madem suçunu da kabul ettin
Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:
-Efendim bir özrüm var, ben memleketinde zengin bir insanım babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı, gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım şimdi siz bu cezayı ifnaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettğiniz için Allah indin'de sorumlu olursunuz, bana üç gün izin veriseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün için de yerime birini bulurum der
Hz Ömer dayanamaz derki:
-Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalırki? der,
Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar derki,
-Bu zat benim yerime kalır, o zat Hz peygamber (sav) efendimizin en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelen Amr ibni Asr' dan başkası değildir Hz Ömer Amr 'a dönerek
-Ey amr delikanlıyı duydun, der
O yüce sahabi:
-Evet, ben kefili, der ve genç adam serbest bırakılır

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur, Medinenin ileri gelenleri Hz Ömere çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr ibni Asr'a verilecek idamın yerine, maktülün diyetinin verilmesini teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler
Hz Ömer kendinden beklenen cevabı verir, derki,
-Bu kefil babam olsa farketmez, cezayı infaz ederim
Hz Amr ibni Asr ise tam bir teslimiyet içerisinde derki,
-Biz de sözümüzün arkasındayız
Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür
Hz Ömer gence dönerek derki,
-Evladım gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı neden geldin
Genç vakurla başını kaldırır ve:
-Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der
Hz Ömer başını bu defa çevirir ve Amr ibni Asr'a derki,
-Ey amr sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?
Amr ibni Asr :
-Bu kadar insanın içerisinden beni seçti, insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim der
Sıra gençlere gelir derlerki,
-Biz bu davadan vazgeçiyoruz, bu sözün üzerine Hz Ömer :
-Ne oldu biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?
Gençlerin cevabı dehşetlidir :
- Merhametsiz insan kalmadı deneyesiniz diye

 

D.K.F.Q isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24-05-2008   #8
Profil Bilgileri
Özel Üye
 
D.K.F.Q - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: FrmAcil.Com
Mesajlar: 4.977
Üye No: 6683
Tecrübe Puanı: 63
Rep Puanı : 6555
Rep Derecesi
D.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond reputeD.K.F.Q has a reputation beyond repute
D.K.F.Q - MSN üzeri Mesaj gönder
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Dini Hikayeler Yağmuru..(3)

Ahsen-ül Kasas
Başlıkta okuduğumuz terkip, 'Kıssaların en güzeli' demektir Bu tâbir, Kur'ân-ı Kerim'de, Hz Yûsuf aleyhisselâmın kıssası için kullanılmıştır Bu kıssayı, ya bir tefsirden, veya onunla alâkalı bir kitaptan okumanızı tavsiye ederiz

Bildiğimiz sebeplerle Kenan diyarından Mısır'a getirilen Hz Yûsuf, Yâkup aleyhisselâmın oğludur Dedesi Hz İshak, büyük dedesi de Hz İbrâhim'dir Hepsi de şirke karşı tevhîdi, küfre karşı îmânı tebliğ etmiş, Allâh'ın nûrunu kalplere nakşetmek için mücâdele etmişlerdir

Böylesine muazzez, mukaddes ve müberrâ bir nesilden gelen Hz Yûsuf, aristokrat bir hayat içinde yüzen Mısır saraylarında; hayâ, edep ve terbiye âbidesi olarak insanlara örnek olmuş, aslâ gayr-i meşrû tekliflere iltifat etmemişti Hatta ahlâksızca yapılan îmâ ve baskılara karşı Cenâb-ı Hakka, bunlardan kurtarması için yalvarıp, 'Zindan, bunların beni dâvet ettiği şeyden iyidir Rabbim, dedi' (S Yûsuf, 33)

Sonra, Aziz ve arkadaşları, Hz Yûsuf (as)'un mâsûmiyetini isbat eden bütün o kat'î delilleri görmelerine rağmen, halkın dedi-kodusunu kesmek için onu zindana attılar Hatta onunla beraber, biri hükümdârın sâkîsi, diğeri de ekmekçisi olmak üzere iki delikanlı daha hapse atıldı Onlar, hükümdarı zehirlemeye teşebbüs etmek suçuyla itham olunuyorlardı

Bunlardan biri,

- Ben rüyamda kendimi şarap için üzüm sıkıyor gördüm, dedi

Öbürü ise;

- Ben de rüyamda kendimi başımda ekmek götürüyor, kuşlar da gagalayıp yiyor gördüm, dedi Bize bunların tâbirini haber ver; çünkü biz seni, iyilik edenlerden görüyoruz, dediler

Dahhak rahımehullah hazretlerine;

- Yûsuf aleyhisselâmın iyiliği ne idi? diye sorulduğunda, şöyle cevap verdi:

- O, dâima iyiliği tercih eder, bütün hâl ve hareketlerinde güzel ahlâkını gösterirdi: Zindandaki hastaları ziyaret eder, mahzunlara dost ve arkadaş olup onları tesellî eder, yeri dar olanlara genişlik sağlar, muhtaç olanlara yardım toplayıp verirdi


Yûsuf aleyhisselâm delikanlılara dedi ki:

- Size rüyanızda rızık olarak yiyecek bir şey gelecek oldu mu, ben muhakkak onun ne olduğunu, daha size gelmezden evvel rüyanızı tâbir eder, haber veririm

Dikkat edilirse, Yûsuf aleyhisselâm onları, kendisine sorulanlara cevap vermezden evvel, tevhîde dâvet ve doğru yola irşad etmek istiyor Bu dâvet ve tâbirinde doğruluğuna delâlet etmek üzere de, gaybden haber verme mûcizesini anlatıyor Zira bütün peygamberlerin, peygamber olduklarını isbat için mûcize göstermeleri gerekir

Yûsuf aleyhisselâm konuşmasına devam ederek şöyle diyor:

- Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir Çünkü ben, Allâh'a inanmayan, âhireti de inkâr eden bir kavmin dînini terk ettim Atalarım İbrâhim, İshak ve Yâkub'un dînine uydum Allâh'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bizim için doğru olmaz Bu tevhid, bize ve bütün insanlara Allâh'ın bir lûtfudur; fakat, insanların çoğu buna mukabil şükretmezler

Ey Benim zindan arkadaşlarım, düşünün bir kere; darma dağınık birçok rabler mi iyi, yoksa her şeyi hükmü altında tutan ve kahredici olan bir tek Allah mı?

Sizin onu bırakıp taptıklarınız, kendinizin ve atalarınızın takmış oldukları kuru, mânâsız ve boş isimlerden başkası değildir Allah, onların gerçekliği hakkında hiçbir delil indirmemiş, onlara hiçbir güç vermemiştir Hüküm, yalnız Allâh'ındır O, yalnız kendisine ibâdet etmenizi emretmiştir İşte dosdoğru din budur Fakat insanların çoğu bilmezler

Ey zindan arkadaşlarım, rüyalarınıza gelince; biriniz efendisine şarap içirecek, diğeri ise asılıp tepesinden kuşlar yiyecektir İşte hakkında fetvâ istemekte olduğunuz mes'ele, böylece olup bitmiştir

Bundan sonra Yûsuf aleyhisselâm, bu iki delikanlıdan, kurtulacağını bildiği kimseye yani sâkîye dedi ki:

-' Beni efendinin yanında an, benden bahset

Fakat şeytan, efendisine onu anlatmayı unutturdu Bu yüzden Yûsuf aleyhisselâm, daha nice yıllar zindanda kaldı (S Yûsuf, 35-42)

Yani Hz Yûsuf, Allah'tan başkasından yardım istediği için, beş yıllık mahpusluktan sonra, yedi yıl daha hapiste kaldı Zira böyle bir istek ümmetten herhangi bir fert için gayet normal olmakla birlikte, bir peygamber için münasip değildi

Onun zindanda kaldığı 12 sene âyet-i kerimedeki 'üzkürnî ınde rabbik' kavl-i keriminin harflerinin miktarına müsâvidir Bu 12 adedinde daha başka acâib sırlar da vardır:

Burçlar, aylar on ikidir 'Lâ ilâhe illallah' ve 'Muhammedün Resûlüllah'ın asılları da on ikişer harftir

Kezâ Yâkup aleyhisselâmın oğulları da 12 idi (Rûhu'l-Beyan)

Yûsuf aleyhisselâm, Mısır'ın iktisadî bakımdan en kritik bir devresinde yani yedi sene süren kıtlık yıllarında hazînenin başına geçmiş ve önceden aldığı tedbirlerle ülkeyi bir bâdireden kurtarmıştır
<