Frmacil

Frmacil

Acil Sorunlara Acil Çözüm





Geri git   Frmacil >
(¯`·.(¯`·.Din Bölümü·´¯).·´¯)
> Frmacil İslamiyet > İslami Kıssa ve Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Allah(CC) Korkusu Sahibini Nereye Getirecek | Dirilen Ölü
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-02-2008   #1
Profil Bilgileri
FrmAciL Security
 
Gizliyara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Osmanlı Topraklarından
Yaş: 34
Mesajlar: 18.071
Üye No: 12
Tecrübe Puanı: 218
Rep Puanı : 18696
Rep Derecesi
Gizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond reputeGizliyara has a reputation beyond repute
Ruh Hali:
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart Yaşayarak ölmek ya da ölümü yaşamak...

Yaşayarak ölmek ya da ölümü yaşamak “Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş kalelerde olsanız bile ”(4/78) İnsan doğar, yaşar ve ölür ...

Yaşayarak ölmek ya da ölümü yaşamak


“Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş kalelerde olsanız bile”(4/78)
İnsan doğar, yaşar ve ölür
Fakat ölüm bir diriliştir insan için
Ölüm sevdadır, aşktır, tutkudur, yaşamaktır
Yeni dünyaları tanımak, yeni ufuklara açılmaktır
Ölüm fanilikten ebediliğe ulaşmanın aracıdır
Her gün biraz daha yaklaşırız ölüme
Geçen her gün, giden her an bizi ölüme biraz daha yaklaştırır
Attığımız her adım, ölüm için atılmış bir adım olarak çıkmaktadır karşımıza
Şu anda yaşıyorsak,
Hayatın içindeysek,
Aynı zamanda ölümün de içindeyiz demektir
Hayat ve ölüm bir birini kuşatmış,
Bir biriyle bütünleşmiştir
Bir birine zıt iki farklı kutupmuş gibi görünmelerine rağmen;
İç içedirler
Biri olmadan diğerinin hiçbir anlamı yoktur
Yaşıyorsak eninde sonunda öleceğiz;
Yaşamak, ölmek demektir
Ve…
Öleceğini bile bile yaşayan tek varlık ise insandır…

* * *
Ölüm insan hayatının en mühim hadisesidir Kulluk ve imtihan için yaratılmış olan insanoğlunun, imtihan müddetinin sona ermesi ölümle noktalanır Ölüm, gerçekleri görmek üzere imtihan uykusundan gerçek uyanıştır
Ölüm, tesadüfî bir hâdise, bir yok oluş değildir Mülk Suresinin ikinci ayeti onun da tıpkı hayat gibi bir yaratılış, ilahi irade ve takdirle meydana geldiğini belirtir:
"O Allah ki, amelce hanginiz daha güzeldir diye, sizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratmıştır O, üstündür, bağışlayandır"(67/ 2)

* * *
Yaşamınızın üç gün sonra sona ereceğini düşünün
Son üç gün…
Hayatınızın o üç günlük tüm saniyelerini nasıl hasretle yaşadığınızı göreceksiniz Hayata, kâinata, insanlara bakış açınız tamamen değişecek Geçen her saniyenin, tekrarının mümkün olmadığını bildiğiniz için ve geçtiğinde pişman olmamak için en güzel şekilde yaşayacaksınız
Gördüğünüz her şeyde bir anlam, derinlik ve farklılık olduğunu; hiçbir şeyin boşu boşuna , bir oyun ve eğlence olsun diye yaratılmadığını anlayacaksınız
Ya o son nefesinizin geldiği an!
O anda bir gün daha yaşayabilmek için neleri feda ederdiniz, hiç düşündünüz mü?
Dünyaya bir daha gelmeyeceğiz
Suyu bulmak için illaki susuz kalmak zorunda değiliz!
Eğer geleceğe gidip ölüm anını bir dakika yaşasaydık hiç vakit kaybetmeden geriye döner, her tarafı alevler içinde olan bir insan gibi koşuşturur, artı yönde bir şeyler daha yapabilmek için çırpınırdık
Evet, hayata bir daha asla gelmeyeceğiz Geçen günleri bir tarafa bırakalım, şu içinde bulunduğunuz günü nasıl değerlendiriyoruz? Sabah kalktıktan sonra yapacak işler listemizi olumlu yönde doldurmak için ne kadar çaba sarf ediyoruz?
Sahi siz hiç böyle bir liste oluşturdunuz mu kendinize? "Ben, bu gün şunları yapacağım, dün tamamlayamadığım işleri bu gün eksiksiz yapacağım…" diyerek bir plan oluşturdunuz mu kendinize? Ne yazık ki işlerimizi hep rasgele, oluruna bırakarak sistemsiz ve plansız bir şekilde yapıyoruz Oysa hayatta hiçbir şey gelişigüzel ve rasgele olmuyor

* * *
Bir gün kapınızı aniden çaldığında ölüm, ona:
"Ben daha hazırlanmamıştım, şimdi olmaz, git, ben hazır olduğumda gelirim" diyebilecek misiniz?
Böyle bir gücünüz var mı?

* * *
20 yüzyılın sonlarına doğru Elisabeth Kübler ve ekibi tarafından, ölmek üzere olan insanların son anlarındaki düşünce ve hislerini öğrenmek için yapılan en ünlü psikolojik çalışmalardan biri olan “Ölüm ve ölüm düşüncesi” adlı araştırmadan şu sonuçlar çıkmıştır:
"İnsanlar ölümü kabullenmek istemiyorlardı , ölüm ve ölüm düşüncesi yadsınıyordu Ölüm, düşünülmek bile istenmiyordu Hastaların çoğunluğu yaşamın son anı olan ölüme, özgür iradeleriyle bakmaktan kaçınıyorlardı
Ölümü düşünenlerin ise depresyona, isyana, psikotik bozukluklara (gerçeği değerlendirme yetisi bozulan) ve daha birçok psikolojik rahatsızlıklarla müptela olduğu ortaya çıkmıştır"

* * *
İnsanoğluna ne olmuştu da ölümden yani hayatın bir parçasından bu kadar korkar hale gelmişti? İnsanlar ölümden niçin bu kadar çok korkuyorlardı ? Yaşıyorsak mutlaka ölmeyecek miydik? Oysaki ölüm ve ölüm düşüncesi insanı depresyona, bunalıma ve ruhsal sorunlara değil; gerçekleri görmesine, bu dünyanın ne anlama geldiğini anlamasına yardımcı olmalıdır
İbnu Ömer Radıyallahu Anh anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselâm ile birlikte idim Ensardan bir zat gelerek Aleyhissalâtu vesselâm'a selam verdi Sonra da:
"Ey Allah'ın Resülü! Mü'minlerin hangisi en faziletlidir? " diye sordu Aleyhissalâtu vesselâm:
"Huyca en iyisidir!" buyurdular Adam:
"Mü'minlerin hangisi en akıllıdır?" diye sordu
Aleyhissalâtu vesselâm:
"Ölümü en çok hatırlayandır ve ölümden sonra en iyi hazırlığı yapandır İşte bunlar en akıllı kimselerdir" buyurdular" (Kütüb–i Sitte, Hadis No: 7275)
“De ki: Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp–buluşacaktı r Sonra görüneni de görünmeyeni de bilen Allah'a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir" (62/8)
İnsanoğlunun bu noktadan sonra yapacağı tek şey bu olgunun güzel ve olumlu yönlerini görebilmektir Hareketsiz olan, devamlı aynı yerde kalan her şey çürümeye mahkûmdur Akan güzel, giden güzel, bir ömür akıyor her gün giden ömür güzel Hayatta ne oluyorsa o güzel Belki de ölüm bunun için güzel… Çünkü o da hayatın bir parçası
Bir insan düşünün; en sevdiği bir varlıktan ayrıldığında nasıl da üzülür Aradan belirli bir zaman geçtiğinde tekrar ona kavuştuğundaki sevinç ve mutluluk ise kelimelerle ifade edilemeyecek kadar derûnidir Öyleyse akla hemen bir soru gelmeli:
Bizler ölümü bir "kavuşma" olarak değerlendiremiyor muyuz? Ondan korkma sebebi ne? İşte işin can alıcı noktası burada: İnsanın ölüme bile giderken başı dik ve gülerek gidebilmesi Ölümü kucaklayıp Yüce Allah'a kavuşma arzusunun insanı yakabilmesi Bunu başarabilmek ise geçmeyen her anımızı, geçtiğinde üzülmemek için Mevla'nın rızasını kazanabilmek için en iyi şekilde geçirmek

* * *
Rasulullah aleyhissalatü vesselam, ölümün tefekkür edilmesini, sıkça hatırlanmasını tavsiye ederdi Dünyaya olan bağlılıkların, sevgilerin fâni heveslerin yok olması ve ibret alınması için
Bilirsiniz, her kâidenin bir istisnası vardır İşte bu kâidenin istisnası da: "Her canlı ölümü tadacaktır" ayet–i kerimesidir Hiçbir istisnası yoktur Yaratılmışsan mutlaka ama mutlaka ölümü tadacaksın Bu aynı zamanda "her kâidenin bir istisnası vardır" kâidesinin istisna kâidesidir
Dikkat ettiyseniz Allah'u Teala ölümü "tatmak" diye nitelendiriyor Ölümü tatmamızı istiyor bizden Şöyle bir düşünün, insan daha çok güzel şeyleri mi tatmak ister; yoksa çirkin olan şeyleri mi? Mazoşist (acı çekmekten zevk alan) bir kişiliğe sahip değilseniz güzel olanları dediğinizden eminim Yüce Yaratıcı ölümü tatmak şeklinde sunuyor bize Öyleyse ölüm bir kez daha güzel
“Sonra şükredesiniz diye, sizi ölümünüzden sonra dirilttik” (2/56)
Eğer hepimiz kendi ölümümüz üzerinde düşünerek bir başlangıç yapabilirsek, çevremizde ve dünyanın her yerinde meydana gelen "yıkıcı faaliyetler" , "bozgunlar" "savaşlar" ve "şiddet hareketleri" yerini düzene, adalete, tamamlamaya, hoşgörüye ve barışa bırakacaktır Özellikle son günlerde dünyanın hemen hemen her yerinde ortaya çıkan karmaşa ve huzursuzlukları , savaş planlarını bir de bu açıdan değerlendirelim
“Gerçek şu ki, sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir” (39/30

 

Gizliyara isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Sponsored Links
Yudumla   Mumsema   Derya Gibi   Oya
Alt 25-03-2008   #2
Profil Bilgileri
Üye
 
cananne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 174
Üye No: 51345
Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı : 1324
Rep Derecesi
cananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud ofcananne has much to be proud of
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart --->: Yaşayarak ölmek ya da ölümü yaşamak...

ADALET VE TEVAZU


Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi

Yakınlarından birisi Ömer b Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah sav'e verilen hediye idi Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur

Valilerin maaşlarını çok bol verirdi Sebebini şöyle açıklardı:

- Valiler para sıkıntısı çekmezler, bütün ihtiyaçları karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler

Bir gece halifenin yanında bir misafiri vardı Kandilin yakıtı tükenmişti Misafir dedi ki:

- Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin

- Hayır, bırak onu uyusun Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem

- Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım

- Olmaz, misafire iş gördürmek yiğitlikten sayılmaz

Kendisi kalktı, kandilin yağını koyup yerine döndü ve şöyle dedi:

- Ben kalkıp iş yaparken de Ömer'dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer'im

İki buçuk yıllık halifelik döneminde İslâm aleminde adaleti hakim kılmıştı Büyük dedesi Hz Ömer ra gibi adalet ve basiret sahibiydi Henüz kırk yaşlarında iken onu çekemeyenler tarafından bin dinar altın para karşılığında hizmetçisi eliyle zehirlenmişti Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Ömer b Abdülaziz, paraları adamdan alarak devlet hazinesine koymuş, kendisini serbest bırakmış, öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemişti

 

cananne isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla

Bookmarks
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Güzel Bir Gün Ölmek İçin - flash izle flash Arzu Flash Gösteriler 0 23-07-2008 21:54
Hilalin Gölgesinde ölmek... MAJİX Köşe Yazıları 0 17-05-2008 10:46
Siz Hiç Secde de Ölmek İstediniz mi ? DereeN Namaz Arşivi 0 13-05-2008 22:40
Bensiz ölmek yok söz mü ?.. DereeN Müzik Videoları 0 29-04-2008 22:30
Ölmek için yaşamak gerek AGMEHMET Ayrılık Şiirleri 0 28-07-2007 18:32



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:21 .
TOPlist TOPlist Add to Google
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Yudumla