| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Kamİl İman Sahİbİnİn Merhamet AnlayIŞI Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak. (Beled Suresi, 17) Kuran'da haber verilen, "Öyleyse sen ... Kamİl İman Sahİbİnİn Merhamet AnlayIŞI Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak. (Beled Suresi, 17)Kuran'da haber verilen, "Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır..." (Rum Suresi, 30) ayetiyle açıklandığı gibi, insan fıtrat olarak din ahlakını yaşamaktan zevk alacak ve ancak bu şekilde huzur duyabilecek şekilde yaratılmıştır. Bu nedenle Kuran'da tavsiye edilen şefkat ve merhamet gösterme şekli, kamil iman sahiplerinin hiçbir zorlanmayla karşılaşmadan imanlarının doğal bir sonucu olarak sahip oldukları bir ahlaktır. Allah, Kuran ahlakına uydukları için mümin kullarının üzerinde Rauf (pek esirgeyen, çok acıyan) ve Rahman isimlerini tecelli ettirir. Çünkü Allah merhametlilerin en merhametlisi, sonsuz şefkat sahibi olandır. Kuran'da pek çok ayetle Allah'ın sonsuz şefkatine ve merhametine dikkat çekilmiştir: ... Çünkü O, onlara (karşı) çok şefkatlidir, çok esirgeyicidir. (Tevbe Suresi, 117)İşte bu ahlakı üzerlerinde taşıyan kamil iman sahipleri, insanlara karşı şefkatli ve merhametlidirler. Ancak onların merhamet anlayışı, halk arasında yaygın olan merhamet anlayışından büyük farklılıklar içerir. Onların merhameti Allah'ın merhametinin bir tecellisi olduğu için, Allah'ın rızasına ve Kuran'a uygun bir merhamet şeklidir. Merhametlerinde ölçü aldıkları tek yol gösterici Kuran'dır. Kuran'ın dışında bir sistemin ölçülerini içeren bir merhamet anlayışının da "şeytani" bir merhamet olacağını bilirler. Söz gelimi kendilerinden yardım talebinde bulunan bir kimsenin, bu yardımı hayır yolunda mı yoksa Allah'ın beğenmediği bir yolda mı kullanacağı onlar için önemli bir ölçüdür. Eğer bu yardım hayır için isteniyorsa merhametleri devreye girer ve maddi manevi her türlü yardımı yaparlar. Ancak yine aynı şartlar altında olduğu halde elde ettiği yardımı haram bir fiil için kullanacak birine yardım etmeyi kabul etmezler. Allah'ın beğendiği asıl merhamet de budur. Bir kişiyi Allah'ın beğenmediği bir tavrı uygulamaktan alıkoyup dosdoğru yola iletmek, dünyada kavrayamasa bile ahirette anlayacağı ve çok şükredeceği gerçek bir iyilik ve merhamet şeklidir. Bunun dışında müminler, şefkat ve merhameti, temel hedefleri dine muhalefet etmek olan inkarcılara karşı da göstermezler. Kuran'da bu konuda verilen ölçü ise ayette şöyle bildirilmiştir: Muhammed, Allah'ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler... (Fetih Suresi, 29)İnananlar, ancak Allah'a gönülden bağlı kimseler olan "müminlere" merhamet ederler. İnkarcılara karşı ise son derece zorlu ve kararlı bir karakter gösterir ve merhamet adı altında asla bir gevşekliğe düşmezler. Çünkü böyle bir tavır, yukarıda açıkladığımız gibi "şeytani bir merhamet" anlayışı olacaktır. Allah onların müminlere karşı tavrının, "Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir." (Mümtehine Suresi, 2) şeklinde olduğunu bildirmiştir. Bu durumda, düşmanlıklarını göstermek için fırsat arayan böyle kimselere merhamet göstermenin akılcı bir tavır olmayacağı da açıktır. Bunun yanında inananların müminlere gösterdikleri merhamet ve şefkat ise, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir ahlak örneğidir. Bu merhamet onlara beraberinde fedakarlığı, ince düşünceyi, affediciliği, sevgiyi ve saygıyı da getirir. Kamil iman sahipleri karşılarındaki kişinin maddi manevi her türlü ihtiyacını daha o söylemeden fark eder, duydukları derin şefkat nedeniyle ona hemen yardımcı olmaya çalışırlar. Bu konuda çaba harcamaktan da hiçbir şekilde yılmazlar. Kuşkusuz ki her konuda olduğu gibi bu konuda da müminlere en güzel örnek peygamberlerin tavrıdır. Ayette Peygamberimiz (sav)'in Müslümanlara karşı duyduğu şefkat ve merhamet şöyle anlatılmıştır: Andolsun size, içinizden de sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, müminlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir. (Tevbe Suresi, 128)Ayette de görüldüğü gibi, Peygamberimiz (sav)'in şefkati imanı ile doğru orantılı olarak o kadar yoğundur ki, Allah müminlerin herhangi bir konuda sıkıntıya düşmelerinin onun gücüne gittiğini bildirmiştir. İşte kamil iman sahiplerinin kendilerine hedef aldıkları merhamet anlayışı da budur.
| |
| |
| Sponsored Links | ||||
| Yudumla | Mumsema | Derya Gibi | Oya |
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kamil Iman Sahibinin Adalet Anlayışı | ßaran | İman ve İslam | 0 | 05-08-2008 16:29 |
| Kamil Iman Sahibinin Tevazusu | ßaran | İman ve İslam | 0 | 05-08-2008 16:28 |
| Kamil Iman Sahibinin Fedakarlığı | ßaran | İman ve İslam | 0 | 05-08-2008 16:27 |
| Kamil Iman Sahibinin SabrI | ßaran | İman ve İslam | 0 | 05-08-2008 16:26 |
| Kamil iman sahibinin ibadetleri | ßaran | İman ve İslam | 0 | 05-08-2008 16:20 |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:07 . | | | | |