| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Bu bölümde, hem Çanakkaleli olup, hem de Çanakkale Cephesi'nde savaşmış gazilerimizin anılarını bulacaksınız 1981 yılında yayınlanan ve "Yaşayan Çanakkaleli Muharipler" adını taşıyan bu kitapta yer ... Bu bölümde, hem Çanakkaleli olup, hem de Çanakkale Cephesi'nde savaşmış gazilerimizin anılarını bulacaksınız 1981 yılında yayınlanan ve "Yaşayan Çanakkaleli Muharipler" adını taşıyan bu kitapta yer alan, Cahit Önder tarafından mülakat yapılan ve fotoğrafları çekilen gazilerimizden hiçbiri bugün hayatta değillerdir![]() AHMET BAŞARAN Yenice-Çınarcık Köyü'nden ![]() Tahir Oğlu Ahmet benim adım 1303 (1887) doğumluyum 94 yaşındayım 6 yıl askerlik yaptım Çanakkale cephesinde ağır topçuydum Çanakkale'ye ilk vardığımda Çimenlik Kalesi'nde 60-70 gün talim yaptırdılar Sonra bizi bölüklere dağıttılar Ben 6 Bölüğe düştüm![]() ![]() nara Kalesi'ne verdiler Nara Kalesi'nde 6 ay filan durmuştuk ki, seferberlik ilan edildi Bizi dardanos Bataryalarına gönderdiler Dardanos'ta 5 Bölüğe verdiler Biz 150 kişi kadar vardık Başımızda yüzbaşı Ahmet Bey vardı 7 5'luktu toplarımız Biz seri ateşli toplardaydık 4 topumuz vardı Mermileri aynı tüfek fişengine benzerdi![]() ![]() kucaklayıp kakardık topun içine 18 Mart günü Kepez'in altında bulunuyorduk Düşman gemileri, hep zırhlı tabii Selanik açıklarından ateş ede ede geliyorlar Kumkapı ve Seddülbahir taraflarını ateşe tuttular O taraflardaki tabyalar ateş içinde kaldılar Toplar paralandı![]() ![]() cephanelikler tutuştular Bir zaman sonra Kumkale ve Seddülbahir'deki bataryalar sustular Düşman Zırhlıları ateş ederek boğaza yaklaştıkça bizim de mesafemize giriyorlardı İntepe ve Çakaltepe Bataryaların ateşe başlamalarından sonra, biz de bizim mesafemize girince başladık zırhlılara ateşe Ben mermi sürüyordum 2 erdim topta Çanakkale Boğazı karabulut gibi gemi doluydu Hangisine atarsan at Akşamüzeri gün inmeye yakın düşman zırhlılarından birisi bizim önümüzde battı Bize yakındı Ya Kilitbahir'den, ya Hamidiye Tabyası'ndan attılar Kepez çayı'nın denize döküldüğü yeri bile geçmişti Çanakkale'ye yakınlaşmıştı Mermi geldi zırhlıya Denizin dibine kaynadı gitti O gün, batanı battı, batmayanı geri çekilip kaçtı ![]() ![]() Gittiler![]() ![]() ![]() 18 Mart'ın ilk günü bizim tabyada 11 kişi şehit vermiştik Soğandere, Kerevizdere taraflarında dağıldılar ![]() ![]() Geriye gittiler düşman zırhlıları![]() ![]() Toplarımızın önlerine çam ağaçları dikerdik Gavurlar görmesin diye Çam ağaçlarını geceleri sökerdik Geceleri projektörümüz vardı Yakardık![]() ![]() Düşman zırhlılarına onunla ateş açardık Projektörümüzü parçalamak için çok mermi attı kafir Yapamadı bir şey![]() ![]() ![]() O gün gece yarısı da geldiler Batan zırhlılarının yerini araştırdılar Biz de verdik ateşi Gerisin geriye gittiler![]() ![]() Sabaha karşı oldu bu![]() ![]() ![]() Ertesi gün düşman gemileri tekrar hücum ettiler ![]() ![]() Gene olmadı Sonra akşam sabah hücum ettiler gemileriyle boğaza![]() ![]() Gene olmadı![]() ![]() Vazgeçtiler![]() ![]() Hücumu kesti gemiler Sonra geri çekilip verdi topu Seddülbahir'e![]() ![]() Verdi topu![]() ![]() Topuyla bizim askeri kırıp kendi askerini çıkardı![]() ![]() ![]() Denizden balon kaldırıyordu Ben gördüm Keleter gibi bir şey Kalkıyor havaya O zaman asker arasında "Balon Çıkarıyor" derlerdi Balon çıkardığını görünce, biz saklanırdık Çünkü bizi görürmüş balondan![]() ![]() Toplar patlamaya başlardı ardından![]() ![]() ![]() Bizim koğuşun yanlarına da çok mermi düştü Ancak kimseyi öldürmedi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bir gün nöbete gidiyordum Aceleyle potinlerin birinin iplerini bağlamamışım Bir arap subay vardı Görmüş beni çağırdı![]() ![]() İki tokat çekti -Şimdi büyük bir amir gelse, ben ne diyeceğim, dedi Bana öfkesinden gidip koğuşların arkasındaki iğde ağaçlarının dibine oturdu O sırada bir bomba düştü![]() ![]() Toprağı altüst etti![]() ![]() Yakın düşmüş kafirin mermisi![]() ![]() Subaylar, çavuşlar koşup gittik -Korkmayın ![]() ![]() Korkmayın![]() ![]() bende yara yok, dedi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bizim bölüğün yanında başka bir bölük daha vardı O bölüğün toplarından birine bir düşman mermisi düşmüştü Subayları vardı Hasan Efendi diye![]() ![]() O şehit düşmüştü orada![]() ![]() kumandanlarıydı![]() ![]() Şimdi Hasan Mevsuf dedikleri yerde![]() ![]() 18 kişi de yaralanmıştı![]() ![]() Ben görmüştüm onları orada![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bizim tabur kumandanımız Binbaşı Mustafa Bey, bölük kumandanımız Yüzbaşı Ahmet Efendi'ydi Birliğimi de şöyle söyleyeyim: 3 Ağır Topçu Alayı, 1 Tabur, 5 Topçu Bölüğü![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Çanakkale'ye yakın Kepez yolunun altında bir gemimiz vardı bizim Çanakkale'yi bekliyordu Düşman gemileri, deniz altından bomba yollayıp torpille batırdılardı Hatta batmadı gemi de, yan yattıydı da, askerleri bir istimbot gelip almıştı Çanakkale'den![]() ![]() Bir gün de bizim dışarıya çıkıp gavur gemilerini bombalayan bir gemimiz yaralanmış geri dönüyordu Adını bilemeyeceğim Yavuz mu, Turgut mu, bilmem Boğaz'dan içeri girip nara'ya gitmişti Biz o zaman selama durmuştuk![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Sonra harp bitti Silahlar terk edildi Sabaha kadar kimse kalmasın burada, dediler Ben de o zaman köye döndüm ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bir zaman sonra Anzavur çıktı orta yere Kuvayi Milliye'ye karşı Köyden de Anzavur'a asker topladılar Sonra gidenler de kaçıp geri geldiler Çetecilikti ortalık![]() ![]() Karma karışıktı![]() ![]() ![]() Milliler de vardı Yenice'de Anzavur'un elinde bir de top varmış![]() ![]() Havaya uçuyor![]() ![]() Milliler bozuldular o zaman Yenice'de![]() ![]() Ben köydeydim Bunları duydum![]() ![]() Anzavurcular sonra Ağunya taraflarına kadar gitmişler Onlar da oralarda bozulup dağılmışlar Yunanlılar köyümüze geldiler Çok dövdüler milleti 100 kişi kadar vardılar Yunan askerleri "Silah çıkarın" diye çok dövdüler köylüleri Harman vaktiydi ![]() ![]() Korkudan kimse çıkamazdı orta yere![]() ![]() Öküzler insansız harman sürüp harman dönerlerdi![]() ![]() ![]() Askerden geldikten sonra ev,bark olduk 18 seneyi geçti nine öleli![]() ![]() Hatice'ydi adı![]() ![]() Üç tane çocuk oldu 2 oğlan bir kız Oğlumun biri askerde öldü Adana taraflarında Dörtyol'da![]() ![]() Şimdi burada kalan oğlumun yanında yaşıyorum![]() ![]() Elverir![]() ![]() bakıyor![]() ![]() Memnunum![]() ![]() Oğlanda n da![]() ![]() Komşulardan da![]() ![]() ![]() Maaş da veriyorlar şimdilerde ![]() ![]() madalyam filan yok![]() ![]() Aramadık arkasını![]() ![]() Biz çok çektik, açlık bir yandan![]() ![]() Bit akardı yakamızdan![]() ![]() bu kararda durursa çok iyi memleketin durumu![]() ![]() AHMET FEHMİ TÜRKAN ![]() 1313 (1897) de doğdum 84 yaşındayım Beni şubeden Sarıcaeli Köyü'nün yanındaki tepenin üzerindeki Çanakkale Müstahkem Muharebe Okulu'na gönderdiler Asker olarak Okulda iki bölük kurdular Ben 2 Bölükle Kilitbahir'e gittim Kilitbahir'deki Askeri Telgrafhane'de 15-16 ay kadar bulundum Seferberlik yeni açıldığında Mecidiye Kalesinde talim terbiye görmüştüm Sabah kaleye giderdik, akşama kadar talim yapar sonra köye dönerdik Kilitbahir'deki Askeri Telgrafhane limanda denizin kenarındaydı Arıburnu'nda harp yeni bitmişti Fakat denizde düşman gemileri vardı Telgrafhanedeyken şöyle bir şey olmuştu Aklımdayken anlatayım Yavuz'la, Midilli çıktı bir akşam boğazlardan o şifreyi ben aldım O, geçişle ilgili şifreyi Miralay Talat Beye götürdüğümde gözlerinden yaşlar akmaya başladı Emir verdi: -Bu gece, Lapseki'den Kumkale'ye, Gelibolu'dan Seddülbahir'e kadar her taraf karanlık kalacak Gemiler dış denize çıkacaklar Hiçbir ışık yanmayacak, dedi Ekledi:-Bu emri iki tarafa da telgrafla yaz ![]() Seddülbahir'de Yüzbaşı Kadir Bey vardı İyi konuşurduk Ona dedim ki: "Gemiler geçerken ben sana bildiririm Sen de dönerlerken bildirirsin "O gece akşam karanlığından bir saat sonra gemiler boğazdan dışarıya çıktılar Üzerlerinde hiçbir ışık yoktu Öylece sessiz ve karanlıkta geçip gittiler Kadir Beye bildirdim gemilerin çıktığını O gece sabaha karşı iki gemimiz, Yavuz ve Midilli İmroz Adası'ndaki İngiliz karargahını bombalamışlar Midilli bir torpile çarpıp batıyor Yavuz da geri dönerken bir serseri torpile çarpıp yaralanıyor Seddülbahir'den Yavuz dönerken, Kadir Bey telefonda hem ağlıyor, hem konuşuyor: -Gemide bir hal var, sallanarak geliyor Yavuz'un birkaç bölmesi su almış Gelirken hepimiz sahile çıktık Ağır ağır gelişini takip ediyoruz Soğandere'nin önlerinde bir düşman tayyaresi Yavuz'a ateş etti Yavuz'da uçaksavar toplarıyla tayyareye ateş açtılar Bu arada Kilitbahir'in üzerindeki top da ateş etti Tayyareler dağıldılar Yavuz sol tarafından yaralıydı Yavaş yavaş geldi Kilitbahir'in önünden Nara Burnu'na yöneldi Gitti Kıyıya baştan kara yaptı Birkaç gün orada kaldı Yavuz Düşman tayyareleri gelip Yavuz'a ateş ederlerdi 20 kadar tayyaresini gördüm düşmanın ateş ederlerken Yavuz'a![]() Sonra Yavuz İstanbul'a gitti Kilitbahir'den İstanbul Pendik'teki Harp Okulu'na gönderdiler Orada karargahta 7 ay kaldım O sırada Arabistan'da ordularımız bozulmuş Mütareke yapıldı Ben hava değişimine köye geldim Çanakkale'de İngilizler vardı Ben İdadinin 2 sınıfından ayrıldım Bursa Ziraat Mektebine gitmek için Gidemedik Kilitbahir'de subay adayıydım Pendik'te de subay adayı olarak talim terbiye gördüm Kendim de ders verdim Din hocaları gelmişti talim yerine Ben onlara öğretmen olarak ders verdim Neyse bir sene geçince köyde hava değişimim bitti Başvurdum, Çanakkale Müstahkem Mevkii Jandarma Kumandanlığında tekrar göreve başladım Bir tabur Jandarma vardı Kumandan olarak başımızda Tabur Kumandanı Binbaşı Ali Rıza Bey vardı Akköy, Bezirganlar, Kumarlar gibi karakollarda çete takibine çıkan kuvvetlerin başında da bulundum Anadolu Harbi yeni başlamıştı Karakollarda bulunduğum sırada Yunanlıların zalimliğini yakından gördüm Bir görevle Sarıçalı köyüne gitmiştim Orada Yüzbaşı Niyazi Bey, Üsteğmen Hüsamettin, Teğmen Suphi Beyler çete takibi için kuvvetleriyle bulunuyorlardı O akşam ezandan sonra köyü Yunanlılar sarmışlar Arkadaşlar da kahveye gitmişlerdi Gitmeyin filan dedimse de dinletemedim Gittiler Yanımda Yusuf isminde bir arkadaş kalmıştı Yusuf ev sahibinin ufak bir çocuğu var![]() ![]() 7-8 yaşlarında onu gönderdi, aşağı kahveye Çocuk geldi "Jandarmaların silahlarını topluyor gavurlar" dedi Yusuf'a dedim: "Sür atları" Köyün dışında yol kenarında bir evdi Alçak avlulu bir ev Atlara bindik, sürdük atları Ben önde Yusuf arkadan geliyor Yunan askerleri köyün etrafını sarmışlar Biz gürültüyle iki atla çıkınca bir takur takur oraya buraya koşturmalar oldu Yunanlılar bizi üzerlerine hücuma geçmişiz diye, kaçışırlarken Köyün etrafını saran Yunan askerlerinin paniğe kapılmalarından yararlanıp köyün dışına çıktık Çınarlı Köyü'ne gelip, karakoldaki Cafer Çavuş'a haber verdim -Belki buraya da gelirler Boş bulunma Ben gidip Tabur Kumandanına haber vereceğim Olayı Tabur Kumandanına söyledim Tabur Kumandanımız Ali Rıza Bey:-"Ne kadar askerimiz varsa etraftaki köylere dağıtın " diye emir verdi Dağıttık askerleri yakın köylere ![]() Tabur Kumandanımız daha sonra Çanakkale'deki İngiliz Kumandanı ile konuşup Yunanlıların aldıkları silahları geriye almıştı ![]() ![]() ![]() ![]() Benim rütbem filan yoktu Fakat başçavuş gibi bana vazife verirlerdi Askerin başında giderdim Çanakkale Jandarma Taburunda iken, Yunanlılar Çan'ı yaktıklarında bir İngiliz Heyetiyle beraber Çan'a da gitmiştim Heyette bir general, bir binbaşı ve de bir yüzbaşı vardı Çan'a girdiğimiz de dumanlar tütüyordu Biz heyetin yanında 20 süvariydik Heyettekiler Çan'a Yunanlıların yaptıkları hareketleri sordular rastladıkları insanlara Tercümanları da vardı Biga'dan, Karabiga'ya gittik İngiliz heyeti İstanbul'a gideceklerdi Vapura bindiler Biz Lapseki üzerinden Çanakkale'ye döndük ![]() ![]() ![]() ![]() Bizim taburda iki tane Cemal Bey vardı Biri yüzbaşı Cemal Bey, diğeri Tabur Doktorumuz Cemal Bey, o da yüzbaşıydı Yüzbaşı Cemal Bey beni çağırtmış, dedi ki: -Oğlum biz Kuvayi Milliye'ye geçiyoruz, gelecek misin? Onlarla beraber Kuvayi Milliye'ye katıldım Taburdan 5 kişiydik Sivillerle filan 30 kişi olduk Taburun cephanesini iki katıra yükledik Bayramiç tarafından gidiyoruz Yiğitler köyüne geçtik Evciler köyüne geldik Kazdağı'nın eteklerinden saracağız dağı İngilizlerden haber getirdiler bize:-Dönsünler, yoksa sivil halkı cezalandıracağız Bayramiç'te Yunanlılar vardı Türk Jandarmalarını silahsız olarak yanlarında çalıştırıyorlardı Bize haberi getiren de Hafız Abdullah ile İzzet adında iki Jandarmaydı "Gidin şu kağıdı Kuvayi Milliye'ye giden arkadaşlarınıza verin" deyip ellerine bir kağıt vermişler Evcilerde bu iki kişi bize kağıdı yetiştirdiler Doktor Cemal Bey bize yeni gelmişti Ankara'dan göndermişler Kuvayi Milliye'ye asker toplasın diye Kuvvet toplamak için çok uğraştık ama başaramadık Cemal Bey kağıdı aldı, okudu, yırttı attı ![]() Bana dedi ki: -Bunları bırakma ![]() Kazdağı'na sardık Gidiyoruz yukarı Abdullah'la İzzet başladılar yalvarmaya:-Bizi götürmeyin Bizim çocuklarımıza Yunanlılar eziyet edecekler Bizi bırakın Kumandana söyledim -"Dağın içine girince bırakırsın" dedi Dağın içine girdiğimizde bıraktık onları, geri döndüler O gece dağın üzerinde sabahladık Sabah şafakla beraber tekrar yola koyulduk Havran'ın üst taraflarında Ormanlar Köyü var Orada Yunanlıların karakolu olduğunu duyduk Otmanlara geldiğimizde karakol Yunan askerleri kaçmışlar Yoktular Bu sırada Anadolu'da harp devam ediyordu tabii Otmanlar'dan bir kılavuz bulduk Balıkesir'in solundan geçtik Oralarda Boşnak Hamza, Arslan Çetesi gibi çetelere rastladık Her ikisi de 10'ar kişi ile geziyorlardı Cemal Bey'in gözü tutmadı bunları Sonra Mustafa Efendi çetesine rastladık Mustafa Efendi bize "Yunanlıları İzmir'de deniz döktüler" dedi Bunun üzerine Balıkesir'den Yunanlılar kaçmışlar Balıkesir'de karakol kurduk Bir ay falan düzeni sağlamaya çalıştık Hükümet binasında çalışıyorduk Cemal Bey Binbaşı oldu Edirne'ye gitti Doktor Cemal Bey kaldı Bir çok subaylarla beraber Halil Fikri Bey isminde yeni bir kumandan gelmişti Beni o sırada Çanakkale'ye gitmek üzere hazırlanan Jandarma Taburuna verdiler İnegöl taraflarında taburu buldum Kumandanını gördüm Tabura takıldım Çanakkale Taburunun başında Şevki Bey adında bir önyüzbaşı vardı Çanakkale2ye gelmekte olan ziraat, maliye, savcı gibi memurlarda vardı Teşkilat olarak geliyorlar taburla beraber Gönen üzerinden Biga'ya geldik Biga'da ben atımı savcı Ramiz Bey'e verdim Mutasarrıf Vahap Bey'de var Biga'dan çok yağmurlu bir havada yola çıktık Çanakkale'ye geliyoruz Geceyi Karacaören'de geçirdik Sabahleyin Çanakkale'nin işgal kumandanı geldi Saçaklı, sırmalı rütbeleri var Yanında da tercümanı Vahap Bey'in bulunduğu eve götürdük İngiliz Kumandanını Sonradan öğrendiğimize göre Vahap Bey'le İngiliz işgal kuvvetleri arasında şöyle konuşmalar olmuş;İngiliz Kumandanı: -Çanakkale'ye girecek misiniz? -Evet gireceğim ![]() -Ama bana bu konuda bir emir yok ![]() Vahap Bey: -Bana kesin emir var ![]() İngiliz Kumandan Vahap Bey'den bir saat izin istemiş Vahap Bey'de peki demiş Bizim tabur 200 kişi "Kuvayi Milliye gelmiş" diyerek köylerden inen genç yaşlı insanlarla biz olduk 10 000 kişi O kadar kalabalık olduk İngiliz Kumandanı ayrıldıktan hemen sonra Vahap Bey hareket emri verdi ![]() Geldik Çanakkale'nin kenarına Tel örgüler var Uzaktan görüyoruz İngilizlerde bir kargaşa vardı Neyse İngiliz Kumandanı geldi Saatine baktı Ne söylediğini biz sonradan öğrendik Saatine bakınca:-Acele ettiniz Daha bir çeyrek saat var Vahap Bey de: -Benim saatim geldi, diye söylemiş Orada bir anlaşma yapıldı Askerin bir kısmı ile toplanan sivil halkı içeri girmeyecek, dışarıda bekleyeceklerdi Biz içeri, memurlar, kumandanlar ve 60 jandarma girdik Hastane bayırına geldik Çanakkale'den ileri gelenler, hocalar, Bey kısımları geliyorlar Yanlarında koçlar filan var Kurbanlık Kurbanlar kesildi Dualar edildi Vahap Bey:"Vali Konağına gideceğiz" dedi ![]() Çanakkale'de Alayın önüne geldik Müstahkem Mevkii Kumandanlığının binalarına girip yerleştik 1923 senesinin Eylül ayında askerliğim sona erdi 8,5 sene sürdü Askerlik bitince köyüme yerleştim Yaşlılık aylığı alıyorum Hanımın adı Hacer Sağ![]() ![]() Yaşıyor![]() ![]() İkisi erkek, biri kız iç çocuğum oldu Çocuklardan da sekiz tane torunum var![]() OSMAN KAÇMAZ Çan - Çokamlı Köyü'nden 1307 (1891) doğumluyum Esas yaşım 92 Ama nüfusa küçük yazdırmışlar Önce Balkan Harbine gittim Sonra Çanakkale'de İngilizlerle çarpıştım Bağdat'a bile gittim 10 senede geldim köyüme![]() Balkan Harbine gittik Kafam de pek yerinde değil şimdi Nasıl anlatayım bilmem ki Kırklareli taraflarındaydım Oraya gidiyorum Siz buranın askeri değilsiniz, diyorlar Çobansız koyun gibi ordan oraya geziyoruz Birliği bulamadım En sonunda 14 Alayı buldum 7 gündür açım Çok açlık çektim oralarda Evlerin kapılarını çalıyorum Ekmek istiyorum Yok, diyorlar, vermiyorlar Tüfeğimde de bir tane mermi yok![]() Bir evin önüne geldim Et kokuları burnuma geliyor Camdan baktım içeri Askerler et yiyorlar Oturmuşlar 8 kişi hepsi Ben de o zaman Osman Pehlivan'ım Kapıya bir yüklendim Pervazıyla birlikte "Çatarrrt" diye kapı yıkıldı Çerdekiler kasaturayı çektiler Ben de tüfeği çektim Neyse zorla oturdum sofraya Karnımı bir iyice doyurdum Karnım doyunca ,alnımın damarı "çatartdanak" açıldı Kırklareli'nin Karaağaç Köyünde oluyor bu Seferberlikte de Çanakkale'ye gittik Gavur zırhlıları top ateşiyle Kumkale'yi dövdükler önce Biz de Kumkaledeyiz Hava da soğuk Zemheri çıkımı mı ne? Yağmur öyle yağıyordu ki istihkamın içi su dolu boğulacağız Az miktarda asker çıkardı kafir Kumkale'ye 2 takım, 80 kişi kadar Biz 2 alay varız Palaska, portatif kürek, tüfekle yasladık kafirin askerini Karıştı ortalık Bir kısmı öldü, bir kısmı kaçtı, çekildi geri Denize kaçanlar kayıklara çabalıyorlardı Bizim yüzbaşının adı Abdülkadir Bey'di Sonra karşıya geçirdiler bizi Zığındere, Kirte Tepe, Anafarta ve Kemikli Burun'a gittim Buralarda savaşlara katıldım Zığındere'de tüfeğin ucunu çıkarırdık mevziden, düşman hemen ateşe başlardı Zığındere'deydi galiba, yoksa Kirte de mi? Gün inerken hücuma geçtik, yatsıya kadar sürdü hücum 7-8 kişi kalmıştık akşam hücumdan sonra 4 defa Çavuşluk geldi bana Fadayi çıkardım ben hep Kasığımdan yara aldım Bida'da taş Mektep hastanedeydi Az yattım İyileştim Anafarta'ya gittim tekrar 15 Alayda idim Mustafa Kemal bizim zamanımızda orada tabur kumandanıydı İstiklal Harbini kazanınca büyük nam aldı Ben çok gördüm Askerin başında da gördüm Cesur Paşa derlerdi Çanakkale Cephesinde 2 sene kaldım Sonra bizi ayırdılar, arabistan'a gönderdiler Yürüyerek Bağdat'a gittik 22 Alaya gittik Alay Kumandanımız Hacı İbrahim Bey'di Halil Paşa vardı Bağdat'ta Onu da gördüm ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Zığındere'de yanımda Çan'ın Yaveler Köyünden iki kişi vardı Benim gibi asker Biri Yetim İsmail, öteki Koca Bıyık İsmail'di Yetim İsmail:-Ayıttan matarada çay demleyeceğim, dedi "Gitme" dedimse de dinlemedi Ayıt toplamaya giderken gavurun tek kurşunuyla öldü![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Fedayi idim ben Kim gidecek dediler mi? Hemen ben atılırdım İki yerimden yaralandım Kasığımdan ve belimden ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Mevzilerde askerler bir yere gelince; herkes anasının pişirdiği yemeklerden bahsederdi "Anam dolma yapardı " Anam kuskus pişirince yanına da hoşaf yapardı" gibi laflar konuşulurdu Açlık vardı da tabii ondan![]()
| |
| |
| Sponsored Links | ||||
Google'a ekle | Yudumla | Mumsema | Derya Gibi | Oya |
| | #2 |
| Administrator ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008 Bulunduğu yer: Ankara Yaş: 19
Mesajlar: 17.227
Üye No: 33080
Tecrübe Puanı: 192 Rep Puanı : 9858 Rep Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali: | ŞERİF ALİ ARSLAN ![]() Çan - Mallı Köyü'nden 1309'luyum (1893) 85 yaşındayım 8 sene askerlik yaptım Önce Balkana gittim Balkandan geldim seferberlik açıldı Seferlikte kapalı kağıtlar açıldı Çanakkale'ye gönderdiler Çanakkale'de 9 ay çakmak çaldım Çanakkale cephesinde yaralandım ama hafif yaralandım Çanakkale cephesinden Romanya'ya gittim Romanya'da yaralandım Edirne'de 3 ay hastanede yattım Kuvayi Milliye zamanında da Yunan'a karşı çarpıştık![]() İstanbul'da askerliğimi Harp Okulu'nda yapıyordum Bulgar bizi Çatalca'ya kadar sürdü 9 ay durduk Çatalca'da 7 Fırka, 21 Alay, 1 Tabur, 1 Bölük, 1 Mangada piyade eriydim Anahtarlı battal Mavzer vardı elimde Çatalca'dan Bulgar'ın ardından Kırklareli'ne kadar gittik Avcı kolunda gidiyorduk Ateş açtı Bulgarlar, bizim mangadan 4 arkadaş şehit oldu Bulgar hududunda 3 ay bulundum Teskere aldım, köye geldim![]() Köyde, seferberliğin ilan edildiğini duydum ![]() |