| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| |
![]() |
| | Konu Araçları | Stil |
| | #1 |
| ADDİSON HASTALIĞI:BÖBREKÜSTÜ BEZİ YETERSİZLİĞİ TEMEL BİLGİLER TANIMLAMA Böbreküstü bezinin primer hastalığına bağlı yetersiz çalışması surumudur Böbrek üstü bezinin tamamının veya bir kısmının hasarı nedeniyle oluşur ... ADDİSON HASTALIĞI:BÖBREKÜSTÜ BEZİ YETERSİZLİĞİ TEMEL BİLGİLER TANIMLAMA Böbreküstü bezinin primer hastalığına bağlı yetersiz çalışması surumudur Böbrek üstü bezinin tamamının veya bir kısmının hasarı nedeniyle oluşur % 80 vakada bağışıklık sisteminde bozukluk ana sebeptir Tüberküloz ikinci sıradadır AİDS, son yıllarda artan nedenlerdendir• Sürrenal krizi- Böbrek üstü bezini yetmezliğinin ani ve şiddetle gelişmesi sonucu oluşan ciddi bir taplodur ![]() • Genetik: Genetik geçiş ispatlanmıştır ![]() • Yaş: Her yaşta görülebilir • Cinsiyet: Kadınlarda daha fazladır BELİRTİ VE BULGULAR • Kuvvetsizlik • Yorgunluk • Kilo kaybı • Tansiyon düşmesi • Deride koyulaşma • Zayıflama • Kusma • İshal • Soğuğa toleransın azalması NEDENLERİ •Bağışıklık sisteminde bozumaya bağlı böbrek üstü yetmezliği •Sebebi bilinmeyen böbrek üstü bezi yetersiz büyümesi • Mantar hastalığı (histoplazmoz blastomikozis)• Sarkoidoz hastalığıının böbrek üstü bezine sirayet etmesi • Böbrek üstü bezi içine kanama • Hemokromatozis hastalığı • Ameliyatla her iki böbrek üstü bezinin alınması ![]() • Böbrek üstü bezi tümörleri • Bazı hastalıklara(Tüberküloz Sarkoidoz vs) bağlı böbrek üstü bezinine protein tabiatında madde birikmesi (Amiloidoz) •AİDS RİSK FAKTÖRLERİ • Bağısıklık sisteminde bozukluğa bağlı Böbrek üstü yetmezliğinde aile hikayesi vardır • Uzun süre steroid kullanımı, ciddi infeksiyon, travma veya cerrahi işlemler sonrası TANI LABORATUAR • Düşük serum sodyumu (130 mEq/ L'den az) • Yüksek serum potasyumu (5 mEq/l_'den fazla) • BUN yükselir • Kortizol düşer, renin yükselir • ACTH seviyesi yükselir • Orta derecede nötropeni ÖZEL TESTLER • Cosyntropin adlı madde 0,25 mg damardan injekte edilir Enjeksiyondan önce ve sonra kortizol seviyesi ölçülür Addison hastalığında düşük veya normal bulunur![]() GÖRÜNTÜLEME • Batın bilgisayarlı tomografisimde böbrek üstü bezlerinde anormal büyüklük veya küçüklük ![]() • Batın grafisinde böbrek üstü bezinin olduğu bölgede kireçlenme odakları ![]() • Göğüs grafisi: kalp konturlarının küçülmesi TEDAVİ • Ayaktan tedavi hafi veya orta vakalrda yapılır • Adrenal krizde hastaneye yatırmak şarttır ![]() GENEL ÖNLEMLER Adrenal yetmezliği, glukokortikoid ve mineralokortikoid ile tedavi edilirAKTİVİTE Tolore edebildiği kadar DİYET Sodyumve Potasyum dengesi sağlayacak diyet önerilir ![]() TERCİH EDİLEN İLAÇLAR • Hidrokortizon Fludrokortizon Prednisone gibi kortizon preparatları kullanılır ![]() • Karaciğer hastalığı olanlarda doz azaltılır ![]() • Kullanılan doz yavaş yavaş azaltılır ÖNLEM / KAÇINMA • Addison hastalığının önlemi bilinmemektedir ![]() BEKLENEN GELİŞME VE PROGNOZ • Uygun tedavide sonuçlar iyidir • Aktuf tüberküloz ve mantar infeksiyonlarında ilaç tedavisi gerekir
| |
| |
| Sponsored Links | |||
Google'a ekle | Frmalev | Mumsema | Derya Gibi |
| | #2 |
| Administrator ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Gizliyara Adaları Yaş: 39
Mesaj: 8,705
Üye No: 4
Tecrübe Puanı: 133 Rep Puanı : 22544 Rep Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | AKROMEGALİ: KONTROLSÜZ BÜYÜME HASTALIĞI TANIM Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucunda oluşan bir hastalıktır Ergenlik öncesinde ortaya çıkışı oldukça nadirdir ve bu durumda hastalığa jigantizm (devlik) ismi verilir Çoğunlukla 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde görülür Hastalık erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülür Büyüme hormonu aşırı salgısı sonucu yüz görüntüsü değişir, kabalaşır, hastalar baş ağrısı, terleme, el-ayaklarda büyüme ve yorgunluktan şikayet ederler Fazla salgılanan büyüme hormonu; kalp, solunum sistemi, hormonal sistem başta olmak üzere pek çok organı etkiler ve ölüm riskini 2-4 kat arttırır![]() AKROMEGALİ SEBEPLERİ: Hastaların % 90'ında sebep hipofiz bezindeki tümördür Hipofiz bezi beyin tabanında bulunan, büyüme-gelişme, üreme ve metabolizma ile ilgili hayati hormonların salındığı ufak bir bezdir Büyüme hormonu da hipofiz bezinden salınan ve isiminden de anlaşılacağı üzere büyümeyi sağlayan bir hormondur Akromegaliye sebep olan tümörler çevredeki sağlam beyin dokusuna baskı yaparak baş ağrısı ve görme bozukluklarına neden olurlar![]() AKROMEGALİ TEŞHİSİ: Akromegali bulgularının çok yavaş ilerlemesi nedeniyle tanı hastalık başladıktan yıllar sonra konulmaktadır Şüphenilen durumlarda; büyüme hormonunun vücutta etkisini gerçekleştiren, insülin benzeri büyüme faktörlerinin düzeyi, şeker yükleme sırasında büyüme hormonu, prolaktin ve diğer hipofiz bezi hormonlarının tayini yapılır Hastanın eski fotoğraflarının yenileriyle karşılaştırılması da tanıyı destekler Akromegaliye sebep olan tümör çok yavaş büyüdüğü için şikayetler uzun zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar Sık karşılaşılan yakınmalar aşağıdaki gibidir:- Ellerde ve ayaklarda büyüme, ayakkabı numarasında artış, - Yüzüklerin parmağa dar gelmesi - Yüz hatlarında kabalaşma, çenenin uzaması - Ciltte kalınlaşma ve / veya esmerleşme,Terlemede artma - Seste kalınlaşma - Dil, dudaklar, burunda büyüme - Eklem ağrısı - Genişlemiş kalp - Diğer organların büyümesi - Kollarda ve bacaklarda yorgunluk - Horlama - Yorgunluk ? halsizlik - Baş ağrısı - Görmede daralma - Kadınlarda adet bozuklukları - Kadınlara göğüsten süt gelmesi - Erkeklerde iktidarsızlık AKROMEGALİ TEDAVİSİ: Tedavinin amacı artmış olan büyüme hormonu seviyelerini normale indirmek, büyüyen tümörün sebep olduğu baskıyı ortadan kaldırmak, normal hipofiz fonksiyonlarının devamının sağlanması ve hastanın şikayetlerinin giderilmesidir Tedavi seçenekleri cerrahi ile tümörün çıkarılması, ilaç tedavisi ve radyoterapidir Hastalık tedavisiz bırakıldığında, diabetes mellitus, yüksek tansiyona sebep olmakta, hastaların kardiovasküler hastalıklardan ve çeşitli kanserlerden ölümleri, kendi yaş grupları ile karşılaştırıldığında artmaktadır![]()
|
| |
| | #3 |
| Administrator ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Gizliyara Adaları Yaş: 39
Mesaj: 8,705
Üye No: 4
Tecrübe Puanı: 133 Rep Puanı : 22544 Rep Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ALDESTERON FAZLALIĞI (HİPERALDESTORİZM, CONN SENDROMU)TEMEL BİLGİLER TANIMLAMA Böbreküstü bezinde(Sürrenal) üretilen bir hormon olan Aldosteron salgısının artması, Böbreklerde üretilen renin adı verilen maddenin düşüklüğü , Potasyum düşüklüğü , sistemik tansiyon yükselmesi ile karakterize olan nadir bir hastalıktır ![]() NEDENLERİ • En sık görülen (% 60) neden tek taraflı böbrek üstü bezin tümörleri olup,Tek taraflı böbrek üstü bezinin çıkarılması ile tedavi sağlanır ![]() • Sebebi bilinmeyen aldesteron fazlalığı (IHA) % 35 oranında görülür Bu hastalar Cerrahi tedaviden fayda görmezler Bazen hayat boyu devam eden ilaçla tedavi yapılması gerekebilir![]() Yaş: Genellikle 30 ve 60 yaş arasında görülür ![]() Cinsiyet: kadınlarda erkeklere göre % 40 daha fazladır BELİRTİ VE BULGULAR • Hastaların çoğunda herhangi bir şikayet olmaz ![]() • Potasyum düşüklüğüne bağlı kas güçsüzlüğü, kramplar,baş dönmesi,görme bozuklukları,baş ağrısı,bazen bulantı ve kusma,çarpıntı, çok su içme , çok idrara gitme olur ![]() • Ayaklarda şişme ( Ödem) • Tansiyon yükselmesi • Kan şeker seviyelerinde yükselme • Ultrasonda böbrekde görülen basit kistler, Conn hastalarında daha fazla görülür ![]() GÖRÜNTÜLEME •Böbreküstü bezinin bilgisayarlı Tomografisi ve MR 5 mm'lik kesitlerle taranarak tömörün varlığı gösterilmeye çalışılır ![]() TEDAVİ GENEL ÖNLEMLER • Tek taralı böbreküstü bezinin selim tümörüne bağlı tablolarda tedavi kesinlikle cerrahidir ![]() • Düşük sodyum diyeti verilir(Tuz kısıtlaması) • Hasta İdeal vücut ağırlığına indirilir ![]() • Sigara yasaklanır ![]() • Potasyum kısıtlanır ![]() • Tansiyon düşürücü ajanlar kullanılır ![]()
|
| |
| | #4 |
| Administrator ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Gizliyara Adaları Yaş: 39
Mesaj: 8,705
Üye No: 4
Tecrübe Puanı: 133 Rep Puanı : 22544 Rep Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ANAFLAKSİ: ALLERJİK ŞOK TANIM: Alerjinin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar götürebilir Gazetelerde okuduğumuz ‘Penisilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi’ veya ‘Arı sokmasından öldü![]() ![]() ’ gibi olayların nedeni hep anaflaksidir Ülkemizde her yıl ortalama olarak 100 kişinin anaflaksiden dolayı yaşamlarını yitirdikleri söylenebilir![]() ANAFLAKSİNİN SEBEPLERİ: Anaflaksiye sebep olabilen pek çok madde vardır: İlaçlar (penisilin, sefalosporin ve diğer antibiyotikler; aspirin, ağrı kesici ve romatizma ilaçları, lokal anestezikler, röntgen çekilirken kullanılan kontrast maddeler ![]() ![]() )Serumlar ve aşılar Kan ve kan ürünleri Yiyecekler (Yumurta, süt, domates, fıstık, deniz ürünleri ![]() ![]() )Yiyeceklere konan katkı maddeleri Bozulmayı önleyici maddeler (Sülfitler) Renklendiriciler (Tartrazin) Tat vericiler (Glutamat) Fiziksel etkenler: Egzersiz, soğuk Çeşitli maddeler: Lateks, sperm ANAFLAKSİNİN BELİRTİLERİ: Anaflaksi, kişinin duyarlılığına ve alınan alerjenin miktarına göre değişik tablolara neden olur Başta deri, alt ve üst solunum yolları, dolaşım ve sindirim sistemi olmak üzere pek çok organ sistemine ait belirtiler ortaya çıkar![]() Anaflaksi, çok ani olarak ortaya çıkan bir durum olduğu için sadece doktorlar tarafından değil, herkesçe bilinmesi, tanınması ve ilk acil müdahalenin hemen yapılması, hastanın yaşamının kurtarılması bakımından çok önemlidir Alerjenin alım yolu ve vücuda giriş hızı da anaflaksinin ağırlığını belirleyen önemli faktörlerdir Mesela, penisilin iğnesi penisilin hapına göre çok daha ağır bir anaflaksiye yol açar!Anaflaksi belirtileri, alerjenle karşılaşıldıktan hemen birkaç dakika sonra başlar, 15-20 dakikada zirveye çıkar ve 1 saat içinde de azalmaya yüz tutar Anaflaksi, bazı kişilerde belirtiler tamamen kaybolduktan 8-24 saat sonra tekrarlayabilir Bu nedenle, anaflaksi saptanan bir kişinin en azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir![]() ANAFAKSİNİN GELİŞİMİ VE TEHLİKE SİNYALLERİ: Anaflakside, solunum ve dolaşım sistemini ilgilendiren belirtiler ciddi bir krizin işaretleridir ![]() Solunum sistemi belirtileri: Burunla ilgili olarak kaşıntı, su gibi akıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı ![]() ![]() gibi belirtiler vardır Ses tellerinin şişmesi (gırtlak ödemi), ses kısıklığı ve konuşma güçlüğü yaratabileceği gibi, bu darlığın çok fazla olması nefes alıp vermeyi güçleştirir, hatta tamamen imkansız kılar ve ölüme neden olur![]() Bazı hastalarda ise astımlılarda olduğu gibi inatçı öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı gelişir Dolaşım sistemi belirtileri: Çarpıntı, düzensiz ve hızlı kalp atışları, göğüs ağrısı, baş dönmesi![]() vardır Kan basıncının düşmeye başlaması ciddi bir anaflaksinin habercisidir Yaşlı hastalar kalp krizi de geçirebilirler![]() Sindirim sistemi belirtileri: Karında kramp tarzında ağrılar, bulantı, kusma, karında şişkinlik ve gerginlik, ishal ortaya çıkar ![]() Diğer belirtiler: Bu sistemlere ait belirtilerden başka birçok hastada, terleme, idrar kaçırma, baş ağrısı, şuur bozukluğu, halüsinasyon ![]() görülür![]() Anaflakside ölüm: Anaflakside ölüm nedeni gırtlak ödemi veya inatçı tansiyon düşüklüğü veya kalp krizidir ![]() ANAFLAKSİ TEDAVİSİ: Anaflaksi çok acil bir durumdur Kişiye hemen girişimde bulunulmadığı zaman kısa zamanda ölüme sebep olabilir Bu sebeple, anaflaksi belirtileri saptanır saptanmaz bir taraftan en yakın doktor veya hastaneye ulaşılmaya çalışılırken, diğer taraftan yapılması gereken bazı işlemler vardır![]() Alerjenin vücuda girdiği yer belli ise (Arı sokmasında olduğu gibi!), o bölgeye hemen turnike yapılarak zehirin kana karışması engellenir Varsa, arının iğnesi çıkartılır![]() Kişi sırtüstü yatırılır ve bacakları yukarı kaldırılır Bu sayede beyin ve kalp gibi önemli organlara daha fazla kan gitmesi sağlanır![]() Hasta sıcak tutulur ![]() Mümkünse oksijen verilir ![]() Anaflakside yaşam kurtarıcı ilaç ADRENALİN’dir 1:1000’lik adrenalin, 0,3-0,5 ml dozunda 20 dakika arayla cilt altına zerk edilir![]() Anaflaksi tedavisinde yararlanılan diğer ilaçlar kortizon ve antihistaminikler’dir Astım krizi belirtileri olan hastalara bronş spazmını azaltan nefes açıcı ilaçlar da verilmelidir![]() Kan basıncı düşük olan hastalara hem kan basıncını yükselten ilaçlar (vazopressörler) hem de damar yoluyla sıvı uygulanır ![]() Gırtlak ödemi nedeniyle asfiksi (boğulma) belirtileri gösteren hastalara nefes alabilmeleri için acil trakeostomi (ana nefes borusuna dışarıdan delik açılması) gerekir ![]() ANAFLAKSİDEN KORUNMA: Daha önce anaflaksi geçirmiş olanlar, durumlarını bildiren bir kart veya künye taşımalıdırlar ![]() Anaflaksi nedeniyle ölüm tehlikesi atlatanların yanlarında sürekli olarak adrenalin bulundurmaları gerekir Bu kişilere adrenalini hangi durumda, nasıl uygulayacakları da öğretilmelidir![]() Anaflaksiye neden olan etkenlerden (ilaç, yiyecek ![]() ![]() ) uzak kalınmalıdır![]() Anaflaksi tanımlayan hastalara iğne şeklindeki ilaçlardan çok hap veya şurup verilmelidir ![]() Anaflaksi tanımlayan hastalara ß-bloker sınıfı ilaçlar verilmemelidir ![]() En azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir ![]()
|
| |
| | #5 |
| Administrator ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Gizliyara Adaları Yaş: 39
Mesaj: 8,705
Üye No: 4
Tecrübe Puanı: 133 Rep Puanı : 22544 Rep Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ANEMİ:KANSIZLIK TANIM: Anemi (kansızlık) pekçok farklı şekilde tanımlanabilen kan rahatsızlığı olarak bilinmektedir Bu kan rahatsızlığını kırmızı kan hücrelerinin fonksiyonlarında ve sayısındaki anormallik şeklinde ifade edebiliriz Kırmızı kan hücreleriniz kırmızı rengini hemoglobinden alır, demir içeriği zengin protein oksijeni ciğerlerden vücudun diğer bölgelerine taşır Anemi kırmızı kan hücrelerinin sayısını azalttığında ya da hücrelerin taşıyabileceği hemoglobin miktarını azalttığında vücudunuzun dokuları oksijenden yoksun kalır Oksijen eksikliği tipik anemia türleri bulgularını üretir Bu anemi bulguları: güçsüzlük, aşırı yorgunluk, solgun bir ten, nefes darlığı, düsensiz kalp atışıdır Hatta çok şiddetli anemi felç, kalp krizi ve kalp tıkanıklığına da yol açabilmektedir Demir eksikliği gibi bazı anemi türleri doğrudan kendileri rahatsızlığı yaratırken bazı anemilerde ise ardında dalak büyümesi ya da anti kanser ilaçlarının alımıyla sonuçlanan hemolitik anemia gibi bir hastalık yatmaktadır Bazı anemi hastalıkları kolayca tedavi edilebilirken bazıları ise kronik ve hayatı tehdit edicidir Sağda sağlıklı yapıdaki kan hücrelerini görüyorsunuz Aynı biçimde ve büyüklükteki kırmızı kan hücreleri normal bir büyüme ve hemoglobin üretimini oluşturuyor![]() EN SIK RASTLANILAN ANEMİ TÜRLERİ: Demir Eksikliğine Bağlı Anemi : Vücudun yeni hemoglobin oksijen taşıyan kırmızı hücrelerdeki proteini yaratabilmesi için demire ihtiyacı vardır Eksik demir alımı demir eksikliğine bağlı anemiye neden olur Demir eksikliğine bağlı anemilerin neredeyse çok önemli kısmı bazı kronik kanamaların sonucunda meydana gelir Örneğin; burun kanamaları, basur, mide ya da bağırsak ülseri, polip, gastroenterital kanser ve aşırı adet kanamaları gibi![]() ![]() Vücut bu aşırı kanamalar sırasında yüklü miktarda demir kaybeder Daha az görülebilen demir eksikliğine bağlı anemi demiri emme yeterli mide asiti olmayan daha yaşlı insanlarda da gelişebilir![]() Demire bağlı aneminin kendine özel bulguları: Yiyecek dışındaki şeylere istek örneğin; toprak, buz, kireç taşı, nişasta gibi![]() ![]() Ağız kenarında ve tırnaklarda çatlaklar Tırnaklarda biçimsizlik; kaşık biçimini almaları gibi ![]() ![]() Tahriş olmuş dil ![]() Demir eksikliği anemisinin nedenleri: Yetersiz demir alımı:Gıdalarla dışarıdan alınan demirin yetersizliği halinde oluşur Sosyo ekonomik düzeyi düşük toplumlarda, beslenme alışkanlıkları yanlış olan toplumlarda sık görülmektedir Ek besinlere geç başlama, aşırı inek sütü kullanımı bebeklerde anemiye sebep olabilir Vejeteryan beslenme, yanlış uygulanan zayıflama rejimleri, yeme bozuklukları da anemiye neden olan sebeplerdendir![]() Doğumla ilgili nedenler: Prematürelik, çoğul gebelikler anemiye neden olabilir ![]() Demir gereksiniminin arttığı durumlar:Ülser kanamaları, kadınlarda adet kanamaları gibi akut veya kronik kan kaybı,paraziter enfeksiyonlar, özellikle yaşamın ilk yılı ve adelosan dönemi gibi hızlı büyüme dönemlerinde demir gereksinimi artmakta ve anemiler görülebilmektedir ![]() Demirin Emilim bozuklukları Kronik ishaller, Kronik enfeksiyonlar ,Sindirim sistemi anomalileri , Malabsorbsiyon sendromu gibi demir emiliminin bozulduğu durumlarda anemi görülebilir ![]() Günlük demir gereksinimi ve kaybı ne kadardır? -Günlük demir gereksinimi 1-3 mgr kadardır Bunun % 5-10 duedenum ve proksimal ince barsaktan emilir Günlük kayıp 1 mgr dır Ter, dışkı, idrar, dökülen hücreler ile kaybedilir Gereksinim bebeklik, hamilelik, ağır hastalık ve emzirme dönemlerinde artar![]() Hangi besinler demir açısından zengindir? - Kırmızı et, karaciğer, balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır Un, ekmek ve tahıllar demir ile zenginleştirilmiş olabilir![]() Demir eksikliği anemisi düşünülen hastalarda yapılması gereken başlıca tetkikler neler olmalıdır? -Tam kan sayımı, serum demiri, serum demiri bağlama kapasitesi, transferin saturasyonu, serum ferritin düzeyi, dışkıda gizli kan ve periferik yaymadır Tam kan sayımında düşük hemoglobin ve hematokrit değeri, kanda düşük ferritin düzeyi, kanda total bağlama kapasitesi ve kan kaybını değerlendirmek açısından dışkıda gizli kan görülebilir![]() Tanı: Hekim muayenesi ile birlikte yapılacak kan tahlilleri tanı koydurur Depo demir düzeylerini yansıtan serum ferritin düzeyi düşmüştür Total Demir Bağlama Kapasitesi artmıştır Kırmızı kan hücrelerinin boyutları küçük ve renkleri azdır (mikrositer hipokrom)![]() Tedavi: Tedavi de en etkili ilaç demir sülfattır 2 yaşından küçük çocuklarda kahvaltıdan yarım saat önce günde bir kez; 2 yaşından büyüklerde ise yemeklerden yarım saat önce günlük dozun 3 e bölünmesi önerilmektedir Tedaviye ortalama 3 ay devam edilmelidir Aşırı demir yüklenmesine neden olmamak için beş aydan daha fazla demir kullanılmamalıdır![]() Ağızdan demir tedavisinde kullanılan demir formları demirsülfat, demir glukanat ve demir fumorattır Demir tedavisine başladıktan iki ay sonra hemoglobin düzeyi normale dönecektir, ancak çoğunlukla kemik iliğinde olan demir depolarını doldurmak amacı ile tedaviye 6-12 ay daha devam edilmelidir Damar içerisine veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları da ağızdan alıma dayanamayan hastalarda kullanılabilir Tedavi ile birlikte kan sayımı iki ay içerisinde normale dönecektir![]() İlaç kullanılırken dikkat edilecek noktalar nelerdir ? -En iyi demir emilimi aç karnına olmasına rağmen pek çok insan buna katlanamaz ve gıda ile almak ister Süt ve sütlü mamüller demir emilimini engelleyeceğinden ilaç ile birlikte alınmamalıdır C vitamini demir emilimini artırırken hemoglobin üretiminde de önemli yer tutar Diyet ile alınacak miktar yeterli olmayacağından gebelik ve emzirme dönemi sırasında kadınların yeterli derecede demir almaları gerekir![]() Kurşun zehirlenmesi: Özellikle sanayileşmiş toplumlarda özellikle akaryakıtta ki kurşunun havaya karışması ile oluşan kurşun zehirlenmelerinde demir eksikliği anemileri görülebilmektedir Önlem olarak yiyeceklerin bol su ile yıkanması ve üzeri örtülü kaplarda saklanması önerilmektedir![]() Bulgular: Hafif olgularda hafif solukluk dışında herhangi bir belirti vermeyebilir Sadece yapılan kan tahlilleri ile tanı konulabilir daha ağır olgularda iştahsızlık, sindirim bozuklukları, kabızlık, bazen ağrılı yutma gibi sindirim bozuklukları ortaya çıkabilir![]() Tüm kansızlıklarda görülen çarpıntı, eforla oluşan nefes darlığı, başdönmesi, kulak çınlaması, halsizlik, çabuk yorulma görülebilir ![]() Hekim muayenesinde deri ve mukozalarda solukluk, dilde kızarma, kabarcık ve küçük çatlaklar görür Ağır olgularda ağız köşelerinde çatlaklar ve dalak büyümesi görülebilmektedir![]() Bazı hastalarda toprak yeme gibi belirtiler ortaya çıkabilir ![]() Aplastik Anemi: Bu aneminin en ciddi olanlarındandır Bu ciddi hastalıkta, vücudun kemik ilikleri kırmızı, beyaz gibi kan hücrelerinden yeterli miktarda üretemez Aplastik aneminin yarıya yakının nedeni bilinemez Bilinen nedenler kalıtsal kusurlardan radyosyana ve zehirli kimyasal maddelere ya da bazı belirli ilaçların etkisine kadar bir alanda yer almaktadırlar Bazı virüsler ve kanserler de bu hastalığın altında yatan nedenlerden sayılabilir![]() Aplastik aneminin kendine özel bulguları: Sıkça oluşan enfeksiyonlar Deri altında görülen kan lekeleri Travma olmaksızın oluşan bere ya da çürükler Kendiliğinden oluşan burun, ağız, rektum, vajina ve dişeti kanamaları Ağız, gırtlak, rektumla ilgili ülserler Folik Asit Eksikliğine Bağlı Anemi : Vücudun yeterli kırmızı hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı vardır Folik asit olmaksızın kırmızı kan hücre üretimi düşer ve anemi ile sonuçlanır Bu tür anemiler özellikle alkoliklerde çok sık görülür çünkü alkol folik asitin emilimini ve metabolizmasını engeller Diğer nedenler bağırsak hastalıkları, kötü emilim hastalıkları, ağızdan alınan gebelikten korunma hapları, kanser için alınan çeşitli ilaçlar ve epilepsi![]() Folik Asit eksikliğine bağlı aneminin kendine özgü bulguları: Bu tür anemiler genişleyen kırmızı kan hücreleri ile karakterize edilirler ve aşağıdaki unsurlarla sonuçlanırlar: İshal Depresyon Şişmiş ve kırmızı bir dil Hemolitik Anemi: Çok sık rastlanmayan türden olan bu anemi vücudun doğal artık toplama metabolizması vakitsizce kırmızı kan hücrelerini yok ettiğinde sonuçlanır Sonuç olarak, kemik iliği yeni kırmızı kan hücrelerini normalden 10 kat daha fazla üreterek bunu telafi etmeye çalışır Bu yeni hücreler küçük ya da şekilsiz, vücut dokularına oksijeni taşımakta yetersiz olan hücrelerdir Hemolitic aneminin nedenleri, dalağın genişlemesinden bağışıklık hastalıklarına, hemoglobin molekülleri ya da zar yapısının bozukluklarından kalan sorunlara kadar pek çok nedenle açıklanabilir (Orak hücre anemisi anormal hemoglobin molekülleri nedeniyle hemolitik aneminin bir türü olarak kabul edilir ) Hemolitik anemi; Zamanından önce gelişen hücrelerin ömrü kısa oluyor Hücrelerin normal büyüklüğe erişmesini engelliyor ve üretimini azaltıyor![]() Hemolitik Aneminin kendine özgü bulguları : Hemolitik anemi çok sayıdaki kırmızı kan hücrelerinin kısa bir sürede yok olmasıyla oluşan hemolitik krizlerin bir işareti olarak kabul edilebilir Bu tür krizler aşağıdaki şekildedir:Ateş Sırt ve mide ağrısı Titremeler Baş dönmesi Kan basıncındaki önemli bir düşüş Sarılık ve idrarda koyulaşma Dalağın genişlemesinden kaynaklanan anormal ağrı Kötücül Anemi (Pernicious anemia)Vitamin B-12 eksikliği anemisi: B-12 vitaminin emilimi için mide B-12 asıl faktörü denilen bir maddeyi salgılaması gerekir Bu temel faktörün eksikliği bu nedenle vitamin B-12 eksikliğine neden olur Kemik iliğinin kırmızı kan hücrelerini üretebilmesi için B-12 vitaminine ihtiyacı olduğundan, yetersiz miktar anemiye neden olur Bu tarz anemiler genelikle hayvan ürünlerini yemeyen vejetaryanlarda görülür![]() Kötücül aneminin kendine özgü bulguları: Bu tarz bir anemi genişleyen kırmızı kan hücreleriyle (macrocytic anemia) karakterize edilir ve sonuçları: Eller ve ayaklarda ürperme Bacaklarda, ayaklarda ve ellerde ve spastik hareketlerde duyum kaybı Sarı ve mavi renklerle ilgili olarak renk körlüğü türü Şişmiş, ağrıyan ve yanan bir dil Kilo kaybı Kararmış cilt İshal Düzensizlik Depresyon Entellektüel fonksiyonların azalması Orak -Hücre Anemisi (sickle-cell anemia): Afrikalı Amerikalılarda ayrıcalıklı olarak görülen bir tür ırsi hemolitik anemidir Bu hastalıkta, kırmızı kan hücreleri hücrelerdeki oksijeni azaltan anormal hemoglobin formunu içerir Sonuç olarak, hilal ya da orak şeklini alırlar ve dalak, böbrek, beyin, kemikler ve diğer organların kan damarlarından rahatça akamazlar Bu, organlara zarar veren engeller yaratmakla kalmazlar ayrıca hilal şekilleri ile kırıcı ve dokulara oksijeni taşıyamama durumları söz konusu olur Sonuç anemidir![]() Orak hücre anemisinin kendine özgü bulguları: Hemolitik anemi türü olan bu anemi kandaki oksijen miktarını azaltan aşağıda belirtilen aktiviteleri takip eden krizlerle göze çarpar ![]() Enerjik egzersizler Yüksek rakımlı yerler hastalık Aneminin aniden kötüleşmesi ---ağrı, ateş ve nefessizlik---bu krizleri işaret eder Anormal ağrı çok şiddetlidir Bu krizleri geçiren çocuklar çok şiddetli göğüs ağrısı çekerler![]()
|
| |
| | #6 |
| Administrator ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Gizliyara Adaları Yaş: 39
Mesaj: 8,705
Üye No: 4
Tecrübe Puanı: 133 Rep Puanı : 22544 Rep Derecesi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | APANDİSİT Yaygın bir hastalık olan "apandisit", karnın alt kısmında bulunan ve apandis ya da apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır ![]() "Apendiks vermiformis uzun ince bir boru veya solucan şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör bir barsaktır iki ila 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir Çocuklarda, yetiş*kinlerden daha uzundur Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir "Vücuttaki işlevi lam olarak bilinmeyen apendiks, bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organ olarak tanımlanıyor ![]() APANDİSİT NASIL OLUŞUR? "Apandisit yüzde 90 oranda, apendiks lümeninin (yani apendiksin iç kısmının) dışkı ile tıkanmasından kaynaklanıyor Sık görülen nedenlerden biri de tenf dokularının şişmesidir![]() Çeşitli nedenlerle apendiksin içi tıkandığı zaman, apen*diks lümeninde sıvı birikir, mikroplar çoğalmaya başlar ve iç basınç artar Basıncın artması ile apendiks şişmeye başlar ve giderek apendiks dokusunun kanlanması ve beslenmesi bozulur Daha sonra nekroz (çürüme) ve patlama oluşur "Türkiye Hastanesi uz*manları, iltihaplanmayı durdurmanın mümkün olmadığını belirterek "apandisit önlenemez; önlemek için herhangi bir metod veya ilaç bulunmuyor" diyorlar ![]() GÖRÜLME SIKLIĞI Eldeki verllere göre, apandisit her yasta görülmekte birlikte, en sık olarak genç erişkinlerde, 20-30 yaş grubunda ortaya çıkıyor 60 yaşından büyüklerde yüzde 5-10 dolayında görülüyor, Çocuklarda en sık 6-10 yas grubunda görülen apandisjtin, 2 yaşından küçüklerde görülme oranı yüzde 2 dolayında kalıyor![]() Görülme sıklığı bakrmından cinsîyete göre ilginç tablo gözleniyor, Ergenlik çağından Önce, kız ve erkeklerde apandisit oranı eşit olduğu görülüyor, 15-25 yas grubunda, erkeklerde apandisite 2 kat fazla rastlanıyor 25 yaşından sonraki dönemde oran tekrar eşitleniyor![]() BELİRTİLER VE TANI Prof Dr Hasan Taşçı ile Opr Dr Cavit Hamzaoğlu, apandisitin belirtileri ve tanısıyla ilgili olarak şunları söylüyorlar "Karın ağrısı, iştahsızlık ve kusma temel belirtilerdir Bunların bir araya gelmesi tanıyı kolaylaştırır![]() Karın ağrısı; apandisitin en önemli belirtisidir Genellikle göbek çevresinde veya mide üstünde başlar Künt bir ağrıdır, azalma ve çoğalma gösterebilir, ama, hiçbir zaman tamamen yok olmaz Genellikle 4-6 saat sürer (1-12 saat arasında değişebilir ) Daha sonra ağrı karın sağ alt bölgesine yerleşir Bazı hastalarda ağrı sağ alt kadranda başlar ve orada kalır Apendiksin değişik yerleşimlerine göre ağrı sırtta, sağ veya sol kasıkta veya mesane üstü ve makatta hissedilebilir![]() iştahsızlık, hastaların yüzde 90-95 inde ağrıdan daha önce görülen fakat önemsenmeyen bulgudur ![]() Bulantı ve kusma; önemli bir göstergedir Hastaların yüzde 75'inde bulantı görülür Genellikle hasta bir şey yerse Kusar, midesi boşsa kusmaz![]() Bu belirtilerin yanında, hastanın, kabızlık, ishal ve gaz çıkaramama gibi şikayetleri de olabilir Ancak, bunlar tanı değeri taşımazlar "Mauyene bulguları, apendiksin, vücutta yerleştiği yere göre değişebiliyor Patlama olup olmaması da bulguları etkiliyor Vücut ısısı bazı kişilerde normal kalmakla birlikte bazılarında 37 5-38 dereceye çıkıyor Hastanın, fazla hareket etmekten kaçınması ve öksürme zıplama gibi hallerde ağrılarının artması tanı bakımından önem taşıyor![]() Prof Taşçı ve Opr Hamzaoğlu, apandisitle ilgili önemli bir noktaya işaret ederek; apandisit belirtilerinin, birçok hastalığın belirtilerine benzediğini belirtiyorlar Bu nedenle bulguların değerlendirilmesi açısından hekimin deneyimi büyük önem taşıyor![]() Prof Taşçı ve Opr Hamzaoğlu'nun verdikleri bilgilere göre; karın içi lenf bezleri iltihabı, mide ve bağırsak iltihabı, kadın hastalıkları, dış gebelik, mide ve onikiparmak bağırsağının delinmesi, idrar yolları iltihabı ve taşları, safra kesesi iltihabı, pankreas İltihabı ve bağırsak damarlarının tıkanması gibi rahatsızlıklarla apandisit aynı bulguları verebiliyorlar![]() KESİN TEDAVİ Özellikle gençlik döneminde ortaya çıkan bu yaygın rahatsızlığın ilaçla tedavi imkanı bulunmuyor Ancak, apandisit, tedavisi kolay hastalıklar arasında yer alıyor Türkiye Hastanesi hekimleri kesin tedavinin ameliyat olduğunu belirterek, "hasta, laparoskopik (kapalı) veya açık appendektomi yöntemiyle ameliyat edilip, apandisit alınmalıdır" diyorlar Prof Taşçı ve Opr Hamzaoğlu, apandisit ameliyatlarıyla ilgili şu bilgileri veriyorlar:"Apandisit tanısı konan veya apandisit olabileceği düşünülen hastaların ağızdan beslenmemeleri, ağrı giderici almamaları gerekir Apandisit, 4 grupta toplanır Üç gruptaki vakalar;akut apandisit, perfore (patlamış) apandisit, patlamış ve apse yapmış apandisit, kesin olarak ameliyatla tedavi edilmelidir Dördüncü grup plastrone apandisittir Bazen karın içinde omentum adı verilen bir yağ perdesi, apendiksi sarar ve iltihabın karın içine yayılmasını önler Buna plastrone apandisit denir Bu durumda hasta hastaneye yatırılır ve gözlem altına alınarak, antibiyotik tedavisine başlanır Eğer şikayetler gerilerse hasta taburcu edilir ve 6-8 hafta sonra tekrar değerlendirip ve ameliyata alınır ”ÖLÜME NEDEN OLABİLİR Günümüzde apandisit ameliyatları en basit ope*rasyonlardan biri sayılıyor Ancak tedavisi bu derece kolay olmasına rağmen, ihmal edilmesi halinde apandisit, tehlikeli bir hastalık oluveriyor Zamanında ameliyat edilmediği zaman İltihaplı apendiksin patlaması ölüme yol açabiliyor![]() Genç erişkinlerde yüzde 15-25, çocuklarda yüzde 50-85, yaşlılarda yüzde 60-90 arasında patlama ihtimali bulunuyor ![]() Prof Taşçı ile Opr Hamzaoğlu, özellikle yaşlılar ve çocuklar açsından apandisitin büyük risk oluşturduğuna dikkat çekiyorlar ve "Yaşlı ve çocuklarda bulgular az olduğundan teşhis konulduğunda patlama olayı gerçekleşmiştir Bu nedenle ölüm riski çok fazladır![]() Genç erişkinlerde apandisitte ölüm oranı yüzde 0 1 in altındayken yaşlılarda bu oran yüzde 50 civarındadır" diyorlar![]() Zamanında doktora başvurulduğunda basit; ama, geç kalındığında ölümcül bir hastalık sorunu ![]() DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR · Karın ağrısı olduğu zaman kesinlikle kendi başınıza ağrı kesici almayın, mutlaka bir doktara başvurun ![]() · Bazen apandisitte doktorlarda yanılabilir ve yanlışlıkla mide tedavisine başlanır Eğer ağrınız geçmiyorsa tekrar doktora gitmelisiniz![]() · Normal bir apandisit ameliyatı eğer erken teşhis konulursa yaklaşık 15-30 dakika sürmekte ve hasta 1 gün hastanede yatıp çıkmaktadır ![]() · Eğer apandisit patlamış ise, ameliyatla apandisit alınır, batın yıkanır ve karın içine 1 adet dren (hortum) konulur ve hasta yaklaşık 2-3 gün hastanede kalır ![]() · Erken teşhis ve doğru tedavi hayat kurtarıcıdır ![]() · Günümüzde yüzde 100 apandisit tanısını koyduracak tetkik, laboratuvar ve görüntüleme yöntemi yoktur Bu nedenle hastanın şikayetleri, muayene bulguları ve kan tetkikleri bir arada değerlendirilip teşhis konulur Şüpheli vakalar ağrı kesici verilmeden takip edilir![]()
|
| |