Frmacil

Frmacil

Acil Sorunlara Acil Çözüm




Geri git   Frmacil >
(¯`·.(¯`·.Eğitim Bölümü ·´¯).·´¯)
> Biyografi & Otobiyografi > Edebiyat ve Eğitim

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Memduh Şevket Esendal | Şeyhi
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 15-02-2008   #1
Profil Bilgileri
Görevli Bayan Üye
 
The_NiSsA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: www.derya-gibi.info
Mesajlar: 9.624
Üye No: 637
Tecrübe Puanı: 112
Rep Puanı : 7629
Rep Derecesi
The_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond reputeThe_NiSsA has a reputation beyond repute
Ruh Hali:
Reklam
www.dantel-orgu.com
Standart Orhan Kemal

Kimdir Orhan Kemal ? Roman ve öyküleriyle çağdaş Türk edebiyatında özgün bir yeri olan Orhan Kemal, toplumsal yaşamımızın değişim dönemlerini gerçekçi bir biçimde yapıtlarında dile ...

Kimdir Orhan Kemal ?


Roman ve öyküleriyle çağdaş Türk edebiyatında özgün bir yeri olan Orhan Kemal, toplumsal yaşamımızın değişim dönemlerini gerçekçi bir biçimde yapıtlarında dile getirmiştir Aydınlık gerçekçi bakışıyla insan-toplum ilişkilerini ustalıkla yansıtmıştır Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu Babası, 1920-1923 döneminde birinci BMM’de milletvekilliği, 3 Mayıs 1920’de Vekiller Heyeti’nde Adliye Bakanlığı yapan ve 26 Eylül 1930’da Adana’da Ahali Cumhuriyet Fırkası’nı kuran Abdülkadir Kemali Bey’dir Orhan Kemal’in o günlere ait izlenimleri Baba Evi’nde söyle yer alır: “Ama ben babamı asıl ‘fırka’ mücadelelerinde tanıdım Yine böyle günlerdi Nutuk söyleyenleri niçin alkışladıklarını çok defa bilmeyen sokaklar dolusu insanın kinle, küfür şimşekleriyle yüklü kalabalığı Kalabalık, kalabalık, hep kalabalık Aynı parkelere basan iskarpinli, çarıklı veya yalınayakların mahşeri hatırlatan, insanı coşturan müthiş kalabalığı

Dar bir sokakta, karşılıklı iki konak hatırlıyorum Becerikli ilkokul öğrencilerinin yaptıkları mukavva konakları hatırlatan bu cumbalı, kafesli, çıkıntılı, tahta saçakları dantela gibi işlemeli konaklardan birisi bizim Burası aynı zamanda babamın ‘Fırka’ binasıydı Alt kat ağır, beyaz taşlarla döşeliydi Ben bu alt kattan çok korkardım
Partisinin kapatılması üzerine 1931’de Suriye’ye kaçan babasının yanına ailece gidince, orta son sınıftaki öğrenimini yarım bıraktı Ailece Beyrut’tadırlar: “Beyrut’ta Fıstıklı tarafında oturuyorduk Lübnan teb’ası olmadığımız için, babama avukatlık yaptırmıyorlardı Babam da annemin bileziklerini bozdurdu, on altın lira sermayeyle, Burç Meydanına çıkan aralıklardan birisinde, yüksek bir apartmanın altında, küçük bir lokanta açtı Babam lokantaya pek uğramazdı Yemekleri Süreyya adında bir Türk mültecisi pişirir, Niyazi’yle ben de lokantanın garsonluğuyla bulaşıkçılığını yapardık On yedi yaşındaydım ve hayatımın bu tarzından çok memnundum Memleket, futbol, Cin Memet ve ötekiler silinmişti Ortalık yeni yeni ağarmaya başlarken, Niyazi’yle birlikte evden çıkardık O saatte Beyrut’un yeşil tramvayları bile seyrek işlerdi Yalnız işçiler, o, dünyanın her tarafında, herkesten az uyuyan, kadınlı erkekli çoluklu çocuklu kalabalık, onlar kümeler halinde ve yollarda olurlardı Aralarına katılırdık Tıpkı onlar gibi, ceketlerimiz omuzlarımızda, onların bastıkları parkelere basmak gururu içinde, iş-güç sahibi insanlardık
Daha sonra burada bir basımevine işçi olarak girdi: “Vazifem, kağıt kesme makinesinde kol çevirmekti Vişne çürüğü fesini daima sol kaşına doğru yıkan ustamsa, zayıf, uzun boylu, dehşetli şakacıydı Herkese takılır, sık sık kahkahalar atardı () Herkesten evvel işbaşı yapıyor, makinenin bir kenarına ilişiyor, evden getirdiğim esmer somunumu birkaç zeytinle yiyordum Çok geçmeden öteki işçilerle mürettipler de geliyorlardı ve derhal iş başlıyordu” Bir yıl kadar Suriye ve Lübnan’da kaldı 1932’de Türkiye’ye dönünce, Adana’da çırçır fabrikalarında işçilik, dokumacılık, katiplik, ambar memurluğu yaptı 5 Mayıs 1937’de evlendi Nisan 1938’de kızı Yıldız doğdu Aynı günlerde Niğde’de askerlik görevine başladı Burada, “yabancı rejimler lehine propaganda ve isyana muharrik” suçundan yargılanarak, 27 Ocak 1939’da beş yıla hüküm giydi Kayseri, Adana ve Bursa cezaevlerinde yattı 1940 yılı kışında Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet’le tanıştı O tanışma anını anılarında şöyle dile getirir, Orhan Kemal: “Müdürün oda kapısında çevik bir gıcırtı, kapı açıldı Nefesimi kesmiş, gözlerimi kısmışımBir heykel sükunu içinde, azametli bir mermer heykel bekliyorum Bir an yüzyüze geliyoruz, sonra gözgözeMavi mavi gülüyordu Bu gülüş muhakkak ki bir çocuğu hatırlatıyorTemiz, taze, sıhhatli ve dost! Bir lahza şaşkın, bekledi Galiba ne yapması lazım geldiğini ölçtü, yahut tanış bir yüz arandıSonra gözüne Necati ilişti herhalde, ona doğru yürümeğe hazırlanırken, Necati ona koştu ve beni tanıttıEl sıkıştık Ayaklarının topuklarını, hazır oldaki bir er gibi birleştirerek, kendisini teşrifata zorladığı aşikar bir tarzda ciddileşmeye çalışarak: -Ben Nazım Hikmet! Dedi
Bu tanışma, onun sanat yaşamının belirginleşmesinde bir dönüm noktası oldu: “Benimle inceden inceye uğraşıyordu O kadar ki, ‘yarı aydın’lığımdan, yahut ‘küçük burjuva’lığımdan gelen ‘vıdıvıdıcı’ tabiatımla, birtakım huy ve telakkilerime varana kadar her şeyimle”26 Eylül 1943’te tahliye olunca Adana’ya döndü Karataş’ta toprak taşıma işinde bir ay amelelik yaptı 14 Nisan 1944’te Devlet Demiryolları’nda “muvakkat hamal” olarak çalıştı Aynı yılın haziranın da Güzel İzmir Nakliyat Ambarı’nda iş buldu Bir sure sonra bu işden de çıkarıldı 13 Temmuz 1944’te oğlu Nazım doğdu
1945 yılı yazında Kilis’e giderek, kalan 35 günlük askerlik görevini tamamladı Çorum’a sürgüne gönderildi Babasının, dönemin başbakanı Recep Peker’e telgraf çekmesi üzerine, 26 Ekim 1946’da bırakıldı Adana’ya dönünce sebze nakliyeciliği, Verem Savaş Derneği’nde katiplik yaptı Bir süre sonra işsiz kaldı Aralık 1949`da 3 çocuğu Kemali doğdu 17 Nisan 1950’de ailece İstanbul’a yerleşti Bu göç serüvenini kendisi şöyle anlatmaktadır: “…Adeta itiliyordum İstanbul’a…Yazı işlerine baktığım, bu sayede kıt kanaat geçinmeye çalıştığım çeşitli derneklerdeki işlerime de şıp diye son verilmişti, iktidara yeni geçen Demokrat Parti’liler tarafından Sebep politik miydi: Yoksa benden açılacak yer ya da yerlere kendi partililerini mi kayıracaklardı bilmiyorum Verem Savaş Derneği, Bağ ve Bahçeler derneği, bir de o zaman ki adıyla Etibba Odası’ndan aldığım paraların toplamı, vergiler çıktıktan sonra ya 160 ya da 180 liraydıBu paradan da olmuştumBir de beni bir türlü İstanbul’a salıvermek istemeyen babam ölmüştü” İstanbul’da geçimini yazarlıkla sağladıKasım 1957 de 4çocuğu Işık doğdu 7 Mart 1966’da bir ihbar üzerine iki arkadaşıyla birlikte tutuklandı “Hücre çalışması ve komünizm propagandası’ yaptıkları gerekçesiyle tevkif edilerek Sultanahmet Cezaevi’ne gönderildi 7 Nisan’da Türk Edebiyatçılar Birliği, Gen-Ar Tiyatrosu’nda 30 sanat yılı nedeniyle bir jubile düzenledi Toplantıda Melih Cevdet Anday, Yaşar Kemal ve James Baldwin birer konuşma yaptı Bilirkişice verilen; “suç teşkil eden bir cihet bulunmadığı hususunda”ki rapor üzerine 13 Nisan 1966’de serbest bırakıldı 17 Temmuz 1968’de bu davadan beraat ettiBulgar Yazarlar Birliği’nin çağırısı üzerine gittiği Sofya’da, tedavi edilmekte olduğu hastanede 2 Haziran 1970’te öldü

Edebi Yaşamı
Yazın yaşamına askerdeyken şiirle başladı İlk şiirleri Raşit Kemali imzasıyla “Yedigün” ve “Yeni Mecmua”da çıktı Bunları, hapisteyken “Yeni Ses”, “Ses”, “Yürüyüş” dergilerinde yayımladıkları izledi Nazım Hikmet’in etkisiyle düzyazıya yöneldi İlk düzyazısı, Baba Evi romanının bir bölümü olan “Balık” 1940’ta “Yeni Edebiyat” gazetesinde yayımlandı İlk öykülerini ise Raşit Kemali ve Orhan Raşit imzalarıyla yine aynı gazetede yayımladı Bunları, 1942’de ve 1943’lerde, Orhan Kemal imzasıyla “Yürüyüş” ve “İkdam” gazeteleri ile “Yurt ve Dünya” dergisinde çıkan öyküleri izledi Bu yıllarda şiirlerini de yayımlamakla birlikte, asıl çalışmalarını öyküye yöneltti Öyküleri “Varlık”, “Gün”, “Yığın”, “Seçilmiş Hikayeler”, “Yaprak”, “Yeni Başdan”, “Yeditepe”, “Beraber” gibi dergilerde yayımlanırken; birçok romanı da “Vatan”, “Dünya”, “Ulus”, “Son Havadis” ve “Cumhuriyet” gazetelerinde tefrika edildi
Kardeş Payı ile 1958, Önce Ekmek’ le de 1969 Sait Faik Hikaye Armağanı’nı; yine Önce Ekmek kitabıyla 1969 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazandıÖykü ve romanlarının yanı sıra film senaryoları yazdı 72 Koğuş, Murtaza, Eskici Dükkanı, Kardeş Payı adlı yapıtlarını oyunlaştırdı İspinozlar oyununu yazdı Bu oyunları çeşitli tiyatrolar tarafından sahnelendi 72 Koğuş oyunuyla 1967’de Ankara Sanat Severler Derneği’nce en iyi oyun yazarı seçildi
İlki 1972’de verilen (Yılmaz Güney , Boynu Bükük Öldüler ), her yıl yazarın ölüm yıldönümünde verilmek üzere, konulan “Orhan Kemal Roman Armağanı” ailesi tarafından düzenlendi
Yapıtları
Öykü: Ekmek Kavgası, 1949; Sarhoşlar, 1951; Çamaşırcının kızı, 1952; 72Koğuş, 1954; Grev, 1954; Arka Sokak, 1956; Kardeş Payı, 1957; Babil Kulesi, 1957; Dünyada Harp Vardı, 1963; Mahalle Kavgası, 1963; İşsiz, 1966; Önce Ekmek, 1968; Küçükler ve Büyükler, (ös), 1971 Ayrıca öykülerinden yapılan derlemeler Bilgi Yayınevi’nce dört cilt olarak yayınlandı: I Yağmur Yüklü Bulutlar, 1974; II Kırmızı Küpeler, 1974; III Oyuncu Kadın, 1975; IV Serseri Milyoner/İki Damla Gözyaşı, 1976 Arslan Tomson, (ös), 1976; İnci’nin Maceraları, (ös), 1979
Roman: Baba Evi, 1949; Avare Yıllar, 1950; Murtaza, 1952; Cemile, 1952; Bereketli Topraklar Üzerinde, 1954; Suçlu, 1957; Devlet kuşu, 1958; Vukuat Var, 1958; Gavurun kızı, 1959; Küçücük, 1960; Dünya Evi, 1960; El Kızı, 1960; Hanımın Çiftliği, 1961; Eskici ve Oğulları, 1962 ( Eskici Dükkanı adıyla 1970); Gurbet Kuşları, 1962; Sokakların Çocuğu, 1963; Kanlı Topraklar, 1963; Bir Filiz Vardı, 1965; Müfettişler Müfettişi, 1966; Yalancı Dünya, 1966; Evlerden Biri, 1966; Arkadaş Islıkları, 1968; Sokaklardan Bir Kız, 1968; Üç Kağıtçı, 1969; Kötü Yol, 1969; Kaçak, (ös) 1970; Tersine Dünya, (ös) 1986
Oyun: İspinozlar, 1965; 72 Koğuş, 1967 Anı: Nazım Hikmet’le Üç buçuk Yıl, 1965 İnceleme: Senaryo Tekniği ve Senaryoculuğumuzla İlgili Notlar, 1963 Röportaj: İstanbul’dan Çizgiler, (ös) 1971

 


Nick Ara
The_NiSsA isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Sponsored Links
Yudumla   Mumsema   Derya Gibi   Oya
Cevapla

Bookmarks
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Orhan Ak DereeN Yerli - Yabancı Sporcular 1 6 Gün önce 23:10
Yaşar Kemal (Kemal Sadık Gökçeli) Börtecine Edebiyat ve Eğitim 3 6 Gün önce 22:53
Orhan Gencebay -Orhan Gencebay Fotoğrafları BeRaT14 Yerli Ünlü Resimleri 0 28-06-2008 14:21
Cemile - Orhan Kemal Uğur Baki Kitap Özetleri & E-Kitaplar 4 17-02-2008 22:22



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:18 .
TOPlist TOPlist Add to Google
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Yudumla